Global Sera Gazı Emisyonu 2026'da Tavana Çarpacak by Cigdem Yorgancioglu 22 Haziran 2017

Articles - Academic

  /   277   /   22 June 2017, Thursday

 Print
CSIS Center for Strategic and International Studies Enerji ve Ulusal Güvenlik Programı, Bloomberg Yeni Enerji Finansmanı'nın (BNEF- Bloomberg New Energy Finance's) Türkçe ismi ile Yeni Enerji Görünümü 2017 olarak anılan 15 Haziran tarihli New Energy Outlook raporunu 21 Haziran 2017’de (dün) yayınladı. Rapor, BNEF'in 2040 yılına kadar dünyanın enerji karışımı için yıllık ekonomik tahminlerini içeren, BNEF'in dünyanın dört bir yanındaki 11 ofisten 65'ten fazla piyasa ve teknik uzmanının büyük bir işbirliğinden oluşturulan Rapor, dokuz aydan fazla zaman alan bir emeğin ürünü . Bu yıl, NEO 2017’nin diğer konularından ziyade rekabetçi açık deniz rüzgârının uzun vadeli etkileri, pil ömrünün elektrikli taşıtlar için önemi, tüketici fotovoltaik sistemleri ve tepe talebin yönetilmesi gibi konulara daha çok odaklanıldığı anlaşılmaktadır. Bloomberg New Energy Finance ‘ın New Energy Outlook raporuna göre Elektrik sektörü kaynaklı global sera gazı emisyonları 2026 yılında en üst mertebeye çıkıp tavan yaptıktan sonra düşüşe geçecek.. Ancak yine de emisyonlar 2040 yılına kadar COP21 Paris iklim anlaşmasına göre sıcaklık artışlarının sınırlanması için gereken seviyelerin üzerinde olması öngörülmekte. Bir önceki yılın NEO2016 raporuna baktığımızda fosil yakıtlarda zirve noktası 2025 senesine gelmekteydi.

  

Global Sera Gazı Emisyonu 2026'da Tavana Çarpacak

by Cigdem Yorgancioglu 22 Haziran 2017  04:47 AM İstanbul

http://www.cigdemyorgancioglu.org

 

 

CSIS Center for Strategic and International Studies  Enerji ve Ulusal Güvenlik Programı, Bloomberg Yeni Enerji Finansmanı'nın (BNEF- Bloomberg New Energy Finance's) Türkçe ismi ile Yeni Enerji Görünümü 2017 olarak anılan 15 Haziran tarihli New Energy Outlook  raporunu 21 Haziran 2017’de (dün)  yayınladı.  

 

Rapor, BNEF'in 2040 yılına kadar dünyanın enerji karışımı için yıllık ekonomik tahminlerini içeren,  BNEF'in dünyanın dört bir yanındaki 11 ofisten 65'ten fazla piyasa ve teknik uzmanının büyük bir işbirliğinden oluşturulan  Rapor, dokuz aydan fazla zaman alan bir emeğin ürünü .

Bu yıl, NEO 2017’nin  diğer konularından ziyade  rekabetçi açık deniz rüzgârının uzun vadeli etkileri,  pil ömrünün  elektrikli taşıtlar için önemi, tüketici fotovoltaik sistemleri ve  tepe talebin yönetilmesi gibi konulara daha çok odaklanıldığı anlaşılmaktadır. 

 

Bloomberg New Energy Finance[i]  ‘ın New Energy Outlook raporuna göre Elektrik sektörü kaynaklı global sera gazı emisyonları 2026 yılında en üst mertebeye çıkıp tavan yaptıktan sonra  düşüşe geçecek.. Ancak yine de emisyonlar 2040 yılına kadar COP21  Paris iklim anlaşmasına göre sıcaklık artışlarının sınırlanması için gereken seviyelerin üzerinde olması öngörülmekte. Bir önceki yılın NEO2016 raporuna baktığımızda fosil yakıtlarda zirve noktası 2025 senesine gelmekteydi. [ii]

Rapora  (NEO) göre, 2040 yılına kadar global emisyon 2016 yılı seviyesinden yüzde 4 oranında azalacak ancak dünya sıcaklığını 2 derecenin altında tutabilmek için bu zaman içinde yenilenebilir enerjiye 5.3 trilyon dolar yatırım daha yapılması gerekecek.

Yine raporun bulgularına göre 2040 yılına kadar açıkdeniz rüzgar santrali elektriğinin maliyeti yüzde 71 oranında azalacak. Güneş ve rüzgar elektrik piyasanın  geleceğine hakim olacak  2040'a kadar dünya çapında yeni enerji üretimine harcanan 10,2 trilyon doların yüzde 72'si yeni rüzgar ve güneş PV tesislerine yatırılacak. 2017-2040 yılları arasında global elektrik üretimi için 10 trilyon dolar yatırım yapılacak ve bu yatırımların yüzde 75'ini güneş ve rüzgar yatırımları oluşturacak. 

 

Rapora göre, elektrikli araçlar ve bataryaları 2040 yılına kadar Avrupa ve ABD'de elektrik üretiminin yüzde 12-13'ünü oluşturacak.

Piyasadaki enerji depolama için kullanılan lityum iyon pillerin 2040 yılına kadar yılda 20 milyar dolar olması  bekleniyor ki   bu da bugünkü değerinden on kat artış demek. . Hane halkı tarafından kurulan küçük ölçekli piller ve işletmelerde, kurulu PV sistemleriyle birlikte 2040 yılına kadar dünya çapında. depolama kapasitesinin yüzde 57'sini oluşturması beklenmekte..

 

Diğer yandan güneş enerjisinin kömürle mücadelesi daha da genişleyerek artacak. Halihazırda güneş zaten  Almanya, Avustralya, ABD, İspanya ve İtalya'da kömür kadar ucuz. Güneş enerjisinden alınan elektriğin maliyeti 2040 yılına kadar yüzde 66 daha düşecek. 2021'de Çin, Hindistan, Meksika, İngiltere ve Brezilya'da kömürden daha ucuza mal olacak.

Yine rapordaki projeksiyonlardan hareketle , kömürde tavandan çarpıp düşen noktaya bakarsak  gevşek talep(sluggish demand), ucuz yenilenebilir kaynaklar ve kömürden gaza kayan  yakıtlar nedeniyle , kömür kullanımını Avrupa'da yüzde 87, ABD'de yüzde 45 oranında değişirken , kömür üretimi Çin'de büyümeyi sürdürecek  2026 yılında zirveye ulaşması öngrülüyor. . Planlanan yeni kömür fabrikalarının yalnızca yüzde 18'i Enerji santralleri olarak inşa edileceğinden bu da  369GW'luk projenin iptal edilmesine neden olacak anlamına gelmekte.

Kara rüzgarı (Onshore wind)  maliyetleri hızlı bir şekilde düşerken  ve deniz aşırı(offshore) rzgar maliyetleri daha da  hızla düşecek Daha ucuz, daha verimli türbinler ve gelişmiş sofistike OPEX rejimleri sayesinde kıyı rüzgarlarına göre düzeltilmiş maliyetler 2040'a kadar% 47 düşecek. Aynı dönemde, deniz rüzgârı maliyetleri, deneyim, rekabet ve ölçek ekonomileri (economies of scale) sayesinde  yüzde 71 oranında kayda değer bir kayma gösterecektir.

Ortaya çıkan raporu Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP)  kapsamındaki 21. Yüzyıl Yenilenebilir Enerji Politikaları Ağı - Renewables  Energy Policy Network  for 21 st Century (REN21),  Yüzde 100 yenilenebilir enerjiye yönelik   Dünyanın dört bir köşesinden 114 YE uzmanın katıldığı ve 21. yüzyılın ortalarına doğru yüzde 100 yenilenebilir enerji kullanılmasına ulaşmada fırsatlar ve zorluklar zaafiyetleri içeren fizibiliteyi yansıtan  REN21 “Yenilenebilirlerin Küresel Gelecek Raporu: [iii] ile karşılaştırırsak.[iv]  ;

YE için doğru politikalar ve mali girişimleri beninmedikleri takdirde COP21 hedeflerine ulaşmak çantada keklik olmadığını bir kez daha görüyoruz. Küresel ekonominin büyümeye devam ederken  enerji sektöründeki emisyonların azalma ve YE kullanımının artma eğilimi gösterdiği doğru ama REN 21 deki 114 enerji uzman görüşlerince de desteklendiği gibi yenilenebilir enerji maliyetinin gelecek 10 yılda tüm fosil yakıtlardan daha ucuz seviyeye gelerek düşmesi beklemekle birlikte, yüzde 100 YE hedefe erişimde karşılaşılabilecek zorlukların da  yer aldığı raporda, konvansiyonel enerji sanayinin çıkarlarının yarattığı şüphe nedeniyle özellikle Afrika, ABD ve Japonya’da 2050 yılında kadar yüzde 100’e ulaşma konusuna temkinli yaklaşılmakta idi. .

Uzun vadeli politikaların eksikliği, YE’ye yatırım için istikrarlı ortam olmaması, küresel ve yerel ölçekte siyasi ve jeopolitik menfaatler bazı ülkelerde bu konuda ilerlemenin önünde engel teşkil ediyor.  Ne yazık ki Trump, Paris İklim Anlaşması'ndan çıkma kararı ile bu talihsiz durum ve garabetin başını çekiyor Umulur ki bu yanlışından dönsün.  

 


[i]  Bloomberg New Energy Finance New Energy Outlook Report /2017     https://about.bnef.com/new-energy-outlook/  No portion of the  document may be reproduced, scanned into an electronic system, distributed, publicly displayed or used as the basis of derivative works without the prior written consent of Bloomberg Finance L.P.

[iv] REPORT CITATION REN21. 2017 Renewables Global Futures Report: Great debates towards 100% renewable energy (Paris: REN21 Secretariat). ISBN 978-3-9818107-4-5 http://www.ren21.net/wp-content/uploads/2017/03/GFR-Full-Report-2017.pdf

Reference : Bloomberg New Energy Finance's New Energy Outlook 2017 https://www.youtube.com/watch?v=-jHLIhlOBUM Seb Henbest (NEO Lead Author and Head of Europe, Middle East, & Africa; BNEF) and Elena Giannakopoulou (Lead Energy Economist; BNEF) will present on the NEO 2017 findings, followed by Q&A and discussion.

 

  

Comments