Latest

BREXIT, FRANSA SEÇİMLERİ VE MACRON İLE UYGUN ADIM MARŞ by Çiğdem Yorgancıoğlu 19 Haziran 2017 Saat 05:37 PM

Articles - Diplomacy

  /   271   /   19 June 2017, Monday

 Print
İngiltere Başbakanı Theresa May, Brexit müzakerelerine yaklaşık 10 gün kala parlamentoda sandalye sayısını artırmak ve BREXIT müzakerelerde elini güçlendirmek için gittiği seçimlerde Avam Kamarası’ndaki çoğunluğu kaybederken, kutuplaştırıcı seçim kampanyalarının ve Fransa genelinde “ne Marine ne Macron” sloganlı protesto gösterilerinin ardından yüzde 66'lık oyla Ulusal Cephe'den Marine Le Pen'e karşı kendisini Elysée Sarayı'na taşıyan zafernin ardından Fransa'nın en genç cumhurbaşkanı (39) Macron daha bir buçuk ay geçmeden Fransa Beşinci Cumhuriyet tarihinin en düşük genel seçim katılımıyla (yüzde 42) tamamlanan ve OHAL altında yapılan seçimlere göre parlamentoda mutlak çoğunluğa imza atarak partisini, yeni bir başarıya daha kavuşturdu ve on yıllardır Fransız siyasetinde hakim olan eski ve sağ partileri ezdi. Şimdi Fransa ve Macron’a dair sosyal medyada en sık görülen mesaj , “Félicitations Macrone! Longue vie à la France!” “Tebrikler Macron. Çok Yaşa Fransa”

  

may macronJPG

BREXIT, FRANSA SEÇİMLERİ VE  MACRON  İLE UYGUN ADIM MARŞ

by Çiğdem Yorgancıoğlu  19 Haziran 2017  Saat 05:37 PM

İngiltere Başbakanı Theresa May, Brexit müzakerelerine yaklaşık 10 gün kala parlamentoda sandalye sayısını artırmak ve BREXIT müzakerelerde elini güçlendirmek için gittiği seçimlerde Avam Kamarası’ndaki çoğunluğu kaybederken, kutuplaştırıcı seçim kampanyalarının ve  Fransa genelinde  “ne Marine ne Macron” sloganlı protesto gösterilerinin  ardından yüzde 66'lık oyla Ulusal Cephe'den Marine Le Pen'e karşı kendisini Elysée Sarayı'na taşıyan zafernin ardından Fransa'nın en genç cumhurbaşkanı (39) Macron daha  bir buçuk ay geçmeden Fransa Beşinci Cumhuriyet tarihinin en düşük genel seçim katılımıyla (yüzde 42) tamamlanan ve OHAL altında yapılan seçimlere göre parlamentoda mutlak çoğunluğa imza atarak partisini, yeni bir  başarıya daha kavuşturdu ve on yıllardır Fransız siyasetinde hakim olan eski ve sağ partileri ezdi. Şimdi Fransa ve Macron’a dair sosyal medyada en sık görülen mesaj , “Félicitations Macrone! Longue vie à la France!”  “Tebrikler Macron. Çok Yaşa Fransa”

Emmanuel Macron and Theresa May

“La Republique En Marche/ Cumhuriyete Yürüyüş” Hareketi (LREM), geçtiğimiz hafta yapılan ilk turda oyların yüzde 32,6’sını alarak birinci gelmişti.  15 ay önce merkezci (LREM) ‘in esamesi bile okunmuyordu.  Şimdi  577 koltuklu Ulusal Mecliste, resmi olmayan ilk sonuçlara ve ikinci tur seçim sonu anket çıktılarına göre,   LREM'  partisinin  Demokrasi Hareketi- Democratic Movement (MoDem) ittifakı, 361[i] sandalyeye sahip  gözükyor ki bu da 361 milletvekili demek. Bu iki parti birlikte, Fransız parlamento seçimlerinde ikinci turda oyların yüzde 49,1'ini sağladılar - Ulusal Meclisteki koltukların yüzde 60,7'sine denk geldi.

Ülkenin dört köşesinde elde edilmiş kazanıma dair Batı Fransa’nın  genel olarak, Paris, Nantes ve Toulouse gibi şehirlerinin merkezci parti için verimli topraklar olduğunu da atlamamak gerekir. Diğer yandan Macron, yurtdışında yaşayan Fransız vatandaşları arasında da  çok iyi performans gösterdi. İngiltere ve Kuzey İrlanda gibi ülkeleri dahil toplam 11 temsilciden  dokuzu en LREM veya MoDem için oy kullandı. Seçimin en büyük kaybedeni olan Sosyalist Parti’nin Genel Sekreteri Jean Christophe Cambadelis, sonuçların açıklanmasının ardından istifa ettiğini açıkladı.Cambadelis, “Macron’un zaferi tartışılamaz” dedi. Cumhurbaşkanlığı seçiminde Macron’a yenilen aşırı sağcı Marine Le Pen’in liderliğindeki Ulusal Cephe ise ikinci turda 8 sandalye kazandı. Le Pen, bugüne kadar iki kez aday olduğu Hennin-Beaumont bölgesinden yüzde 58 oy alarak, ilk kez seçilmeyi başardı. Ancak Ulusal Cephe, parlamentoda bir grup oluşturmak için gerekli 15 milletvekili sayısına ulaşamadı. Ulusal Cephe, Ulusal Mecliste dokuzuncu en büyük parti haline geldi.

Meclis çoğunluğu için 577 koltuğun yarısından bir fazla sandalye  yani 289  milletvekili yeterli.  Macron’un partisi bu sayının çok üstünde sandalye kazanmakla ve slt çoğunluğu elde etmekle birlikte birlikte yine de beklenen kadar ezici bir çoğunluk olmaması( ilk turu 451 olarak tamamlamışlardı ) iddialı reformlarını geçirebilmek açısından meclis aritmetiğini önemli kılıyor.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, Fransa’da cumhurbaşkanlığı seçimi zaferi ardından Emmanuel Macron’un politikalarının Fransa’nın kredi notu için pozitif olmasının beklendiğini açıklamış ve  açıklamada “Macron’un siyaset platformunun, orta vadede ekonomik büyümeyi artırmayı ve kademeli olarak borç konsolidasyonunu hedefliyor olması nedeniyle Fransa'nın kredisine dair pozitif olacağı yönünde bir beklenti içinde olduklarına dair  ” ifadesine yer verilmişti. Şimdi  Macron’un başta güvenlik ve kronik işsizlik gibi pek çok sorunu olan Fransa için “neoliberal reçete ve paketlerinin içinden neler çıkaracağı, Cumhurbaşkanlığı seçim kampanyaları esnasında vaatlerini hayata geçirecek mali konsolidasyonları arttıracak türden neo-liberal uygulamalar içeren reformları nasıl hayata geçireceği ve devreye alacağı diğer yandan iklim sorunu, dijital devrim konusunda atacağı adımları önümüzdeki günlerde gündemin yeni konuları olacak.

Theresa May in Paris mit Emmanuel Macron picture alliancedpaYMok

Fransa cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, katı liberal ekonomi yanlısı ve bu açıdan İngiltere'nin eski başbakanlarından Margaret Thatcher'i örnek alan, milliyetçi, homofobik, çok kültürlülük aleyhtarlığı ve islam karşıtı otoriter kimliği ön planda olan  merkez sağın muhafazakar adayı Fransa eski Başbakanı François Fillon, Brexit için pragmatik olması muhtemel kişi olarak görüldüğünden Britanya için en iyi aday olarak kabul ediliyordu. Hakkındaki yolsuzluk iddiaları nedeniyle açılan soruşturma kapsamındaki süreç sonrası devre dışı kalan Fillon sonrası İngiltere’de gözler Macron’a çevrilmişti .

Macron'un en yakın danışmanlarından biri olan ve Bruegel’in yazarı Oliver Wright ‘ın bir kaç ay evvel Times' deki makalesinde, Birleşik Krallık ve AB arasında 'kıta ortaklığı' önerisi, Macron'un bankacılık deneyimiyle birleşince, BREXIT’in beklenenden daha yumuşak bir çizgiye gidebileceğiyle örtüşmekteydi [ii]

 Geçtiğimiz hafta BBC ‘de yayınlanan habere göre Fransa hükümetinin resmi tutumu, Başbakan Edouard Philippe'in de söylediği gibi İngiltere'deki seçimin Brexit müzakerelerine pek bir etki etmeyeceği yönündeydi. Philippe'e göre müzakerelerin yalnızca tonu değişebilir. Ancak Theresa May'in sert Brexit tavrını terk edip daha yumuşak bir Brexit gerçekleştirebileceği veya partideki daha muhafazakar siyasetçilerin taleplerine teslim olabileceği söyleniyor.

Muhafazakar gazete Le Figaro'ya göre "seçim İngiltere'yi Brexit hakkında bir fikir birliği olmayan bir hale getirdi." Fransa'nın yeni lideri Macron'un pek çok destekçisi için İngiltere'nin Avrupa sahnesinden çıkması bir felaket değil, aksine bir fırsat olacak. Macron daha önce Brexit'i bir suç olarak tanımlamış ve kaybedenin İngiltere olacağını söylemişti. Fransa Cumhurbaşkanı İngiltere'nin ceza olsun diye değil AB lehine olması açısından Brexit'in çıkış bedelini ödemesini,böylece AB'yi terk etmenin bir bedeli olduğunu diğer üyelere ve dünyaya da göstermek ve AB'nin birliğini korumak istiyordu.

 

Yine geçtiğimiz hafta Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İngiltere Başbakanı Theresa May'i, Elysee Sarayı'ndaki kabulün ardından yapılan ortak basın toplantısında, terörle mücadelenin önemine işaret ederek, İngiltere ile  iki ülke arası istihbarat servislerinin ortak çalışmaları,  sosyal medyayı propaganda aracı olarak kullanan teröristlere karşı birlikte önlem alınacağı ve gerektiği zaman gizli mesajlaşmaların, internet üzerinden terörist bağlantılarının bulunması ve konum tespiti yapılması için ABD desteği alınması da dahil olmak üzere  somut bir eylem planı üzerinde anlaştıklarını, ekonomi, mülteci sorunu ve savunma konularını grüştüklerini  belirtirken diğer yandan Brexit’e dair  karara saygı duymakla birlikte  "Birleşik Krallığa Avrupa Birliği'nde kalması için kapı halen açık" ifadesini kullanmıştı ve Brexit müzakerelerinin bir an önce başlamasını istemişti.

AB Komisyonu ile İngiltere'nin ortak açıklamasında, İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden (AB) ayrılması anlamını taşıyan " Brexit müzakerelerine ilişkin "AB Komisyonunun Baş Müzakerecisi Michel Barnier ile İngiltere'nin Brexit Bakanı David Davis, geçtiğimiz hafta itibarı ile   Lizbon Anlaşması’nın 50. Maddesine ilişkin  müzakerelerini bugün ( 19 Haziran Pazartesi ) başlatma kararı almışlardı . Bu sabah saatlerinde Brüksel'deki Avrupa Komisyonu binasında bir araya geldi. Michel Barnier, müzakerelerdeki ilk hedefin İngiltere'nin AB'den çekilme kararının yarattığı belirsizlikleri kaldırmak olduğunu belirtti. BBC haberine göre, Barnier, ilk etapta ele alınacak üç konunun vatandaş hakları, bütçe düzenlemeleri ve İrlanda sınırı olacağını ifade ederek, Pazartesi günkü ilk oturumda önceliklerin ve ileriye dönük takvimin belirlenmesini umduğunu da belirtirken, David Davis de görüşmelerin 'yapıcı bir havada' başladığını ve ileriye dönük güçlü ve özel bir ortaklık kurulmasını sağlama kararlılığında olduklarını söyledi. AB, Brexit müzakerelerinin sırayla ve üç aşamada yapılmasını planlıyor. AB bu üç aşamayı 'geri çekilme, ilişkilerin geleceği ve geçiş dönemi' olarak tanımlanıyor.İngiltere ilk ikisinin  parallel götürülebileceğini savunmakta. Avrupa Komisyonu geçen hafta içerisinde yaptığı açıklamada, 'Müzakerelere sıralı yaklaşımımız çerçevesinde, görüşmelerin siyasi düzeydeki açılışı vatandaş hakları, mali anlaşma ve Kuzey İrlanda sınırı ile diğer sınır konularına odaklanacak eklinde açıklama yapmıştı.

Deutche Welle’in haberine göre May’in müzakerelerde nasıl bir çizgi izleyeceği henüz belirsizliğini koruyor. İngiliz medyasında May’in lideri olduğu Muhafazakar Parti'den bazı bakanların muhalafetteki İşçi Partisi milletvekilleri ile "yumuşak" bir Brexit üzerine gizli görüşmeler gerçekleştirdiğinden bahsediliyor. İngiltere’nin bu sayede AB ortak pazarına dahil olmaya devam edebileceği bildiriliyor. Bununla birlikte müzakereleri sürdürecek İngiltere hükümeti de henüz şekillenmiş değil. Theresa May bugün Avam Kamarası’nda desteğini kazanmak istediği Kuzey İrlanda Demokratik Birlik Partisi (DUP) lideri Arlene Foster ile müzakerelerde bulunacak. İngiltere'yi bir azınlık hükümetinin mi yoksa koalisyonun mu beklediği bilinmiyor. Muhafazakar parti çevrelerinden edinilen bilgiye göre May, DUP'nin dışarıdan vereceği destekle azınlık hükümeti kurmayı tercih ediyor. Bu arada Hükümet kurma çalışmaları sürerken, İngiltere'nin başkenti Londra'da bulunan 24 katlı bir binada onlarca kişinin hayatını kaybettiği yangın ve dün Müslümanları hedef alan terör eylemi  sonrasında doğan tepkiler de May'i zor durumda bırakan bir diğer gelişme.

İngiliz Brexit Bakanlığı Sözcüsü ise müzakerelere yaklaşımlarının 'çok net' olduğunu belirterek, '50'nci madde için yazdığımız mektupta da belirttiğimiz üzere geri çekilme anlaşması ile ilişkilerin geleceğine dair düzenleme üzerinde mutlaka eşzamanlı bir anlaşmaya varılmalıdır… Geri çekilme sürecinin ilişkilerin geleceği hesaba katılmadan tamamlanamayacağına inanıyoruz' diye konuştu.

Müzakerenin ilk aşaması Geri Çekilme ki bugün bu aşamanın da başlatılması öngörülmekte. Grüülecek zorlu konular arasında  ele alınacak. İngiltere'nin AB'den çıkışının mali boyutu,AB'de yaşayan İngiliz, İngiltere'de yaşayan AB vatandaşlarının durumu,İrlanda Cumhuriyeti ile Kuzey İrlanda'yı yakından ilgilendiren yeni sınır düzenlemeleri var. 'Boşanma faturası' olarak da nitelenen  İngiltere'nin AB'den çıkışının mali boyutu ile ilgili şu ana kadar ortaya farklı rakamlar atıldı.AB, ilk etapta bu faturanın 60 milyar euro civarında olacağını söyledi. Ancak son olarak adının açıklanmaması kaydıyla AFP'ye konuşan bir AB yetkilisi, bunun 100 milyar euroya kadar da çıkabileceğini belirtmişti. Birçokları tarafından müzakerelerin en zorlu aşaması olması bekleni İkinci Aşama - İlişkilerin Geleceğini kapsıyor. Her ne kadar görüşmelerin AB'nin istediği gibi sıralı mı, yoksa İngiltere'nin dediği gibi paralel mi olacağı henüz netleşmemiş olsa da, bu aşama için öngörülen sürecin Ocak 2018'de başlaması ve Haziran 2018'de tamamlanması yönünde. Ancak her iki taraf da görüşmelerin 'yapıcı' olacağını belirterek, ileriye dönük bir ticaret anlaşmasının da müzakere edilmesini umduklarını ifade ediyor.Başbakan May, Brexit müzakereleri kapsamında kapsamlı bir serbest ticaret anlaşmasının da beraberinde  görüşülmesinden yana. Bu konuda  AB'nin, başta İngiltere'nin serbest ticaret anlaşmasıyla Ortak Pazara erişiminin olması gibi bazı kaygıları bulunmakta.  Takvim açısından en uzun ve teknik detaylar nedeniyle en karmaşık olması beklenen süreç ise Üçüncü Aşama - Geçiş Dönemi ve  bir bakıma en esnek zaman dilimine de sahip. AB, Ekim ya da Kasım 2018 gibi ilk aşamadaki zorlu konular üzerinde bir anlaşmaya varılmasını, böylece hem Avrupa Parlamentosu hem de İngiltere Parlamentosu tarafından onaylanması için yeterli zamana sahip olmayı umuyor. AB'nin hazırladığı taslak müzakere çerçevesinde, 'geçiş dönemi anlaşmalarının' Mart 2019'da olması beklenen üyelikten ayrılma tarihi ile serbest ticaret anlaşmasının sonuçlandırılması arasında tamamlanabileceği öngörülmekte. [iii]

Şimdiden sonra  Avrupa yanlısı Macron ile birlikte  Brexit geri çekilme sürecinin ne yönde evrileceğini bir süre sonra AB’nin İngiltere ve Fransa gibi belirleyici  lokomotifleinden biri  olan Almanya’yı, 24 Eylül 2017 tarihinde yapılacak. Almanya'da Federal Meclis'in yeni üyeleri belirleneceği genel seçimlerin sürecini ve Merkel’i  de inceleme aşamasına katarak  önümüzdeki günler hep birlikte hukuki, ekonomik ,bölgesel ve küresel lçerikte siyasi etklerini ve müzakeredeki taviz ve uzlaşma  yönetimi perspektiflerinde izleyeceğiz ve değerlendireceğiz.

İyi bir hafta dileği ile

H.Cigdem Yorgancioglu @LaPaloma68


[i] Resmi sonuçlar henüz açıklanmadığı için okuyucu, makaleyi incelediği gün ve saat  itibarı ile  son resmi sonuçları güncel olarak tekrar gözden geçirebilir. 

[iii]  http://www.bbc.com/news/uk-politics-40321271  Brexit negotiations: David Davis 'positive' as first meeting begins
 

 

  

Comments