SEFALETE SÜREN SEFİL FARELERE CİRİT YOK

Articles

  /   639   /   28 December 2014, Sunday

 Print
Kılcal boruların içinden mürekkebi (yazı) ve sıvıları ( Petrol-D.Gaz vb) geçirmeli. Yemyeşil bir para kokusu ile mest olan sürdürülebilir menfaat işinin ilmini tahsil etmiş olan OburDünyalılar somut, insani ve ruhani bir hedef uğruna ülkeler arası samimi dayanışmanın arkasındaki menfaat dışı onurlu mücadelelerinin arkasındaki kararlı duruşun ve dayanışmanın ne olduğunu anlayamazlar. Çünkü onların Bileşik kaplar teorisi sadece farklı cins sıvılardan öz kütlesi fazla olanın yüksekliğinin az, küçük olanın yüksekliğinin de fazla olacağını söyler. Bu fizik kaidesi olması nedeniyle değişmez.

  

H. Çiğdem Yorgancıoğlu 

Ekonomi Gazetesi /Economic Newspaper 

Özel Makale


SEFALETE SÜREN SEFİL FARELERE CİRİT YOK


Kedinin olmadığı yerde kalleş sefil fareler cirit atıp, komşularını mazlumları felakete sürüklesin diye süngü veya mızraklarını düşürmeden duracak mıyız? Olsa olsa mümkün ise atın hayatını kurtarırız, Lakin ciritte olduğu gibi rakibi affeder miyiz? .Kalleşleri Alah affetsin. 

Kılcal boruların içinden mürekkebi (yazı) ve sıvıları ( Petrol-D.Gaz vb) geçirmeli. Yemyeşil bir para kokusu ile mest olan sürdürülebilir menfaat işinin ilmini tahsil etmiş olan OburDünyalılar somut, insani ve ruhani bir hedef uğruna ülkeler arası samimi dayanışmanın arkasındaki menfaat dışı onurlu mücadelelerinin  arkasındaki kararlı duruşun ve dayanışmanın ne olduğunu anlayamazlar. Çünkü onların Bileşik kaplar teorisi sadece farklı cins sıvılardan öz kütlesi fazla olanın  yüksekliğinin az, küçük olanın  yüksekliğinin de   fazla olacağını söyler. Bu fizik kaidesi olması nedeniyle değişmez. 

Bugün 27 Aralık .2 saat once  PressTV’ye bir haber girdi [1] “United States and the Israeli regime are providing direct military aid to the ISIL terrorist group in Iraq and Syria, Volunteer forces fighting against the Takfiri ISIL terrorists recently said American helicopters dropped boxes of weapons in Yathrib and Balad districts in Iraq’s Salahuddin Province, where ISIL militants are present.”   Haberin içeriğini okuduğumuzda BüyükBirader ve İsrail Rejiminin İŞİDe askeri destek vermesiyle ilgili idi.  IŞİD'e karşı mücadele eden  gönüllülerin  Amerikan hava kuvvetlerinin İŞİD’in hakim olduğu Selahaddin eyaletindeki Yesrib ve Balad bölgelerine helikopterle silah mühimmat dolu  yardım sandıkları attıklarına yönelik şahitliklerini belirten bu haber, geçmiş tecrübleri ve tasarlanan projeleri de dikkate alarak  bilginin doğruluğuna emniyet etmeme binaen bana 2 gün önce yazmış olduğum “Papirüsteki OrtaDoğu Banknotu”  [2]   makalemin girş kısmının  adeta ivedi bir teyidi gibi geldi. Tam da bunu söylemek istiyordum.


Şöyle geçiyordu o makalemde  

IŞİD'e karşı mücadele konusunda müteffik olduklarını sandıklarımız gerçek müttefikler midir ya da diğer yandan straejileri gereği bir örgütün terör listesine alınıp alınmaması konusuda farklı uygulamalar benimseyen ve müttefik olmadıkları hissi verenler aslında OburDünyalılarla ittifak içinde olabilirler mi ?  

Bugün küresel piyasalardaki kur savaşlarının mahiyetini daha kapsamlı idrak edebilmek için OburDünyalıların modern iktisat biraderleri  Adam Smith’in kuramsallaştırdığı İngilizcedeki hali ile “beggar thy neighbor” yani "komşunu sefalete düşür" mekanizmasını ve nasıl çalıştığını anlamak lazımdır.

Adam Smith'in meşhur Ulusların zenginliği (the Wealth of Nations) kitabının aslen mealininin ve hakettiği başlığın şu olması gerekir " OburDünyalı Ulusun Zenginleşirken Ulusları Fakirleştirmesi"


Küresel istikrarsızlığın merkezindeki  jeo-stratejik aktörlere göz atacak olursak bölgedeki direnişçi rolü ve pozisyonu, itibarı ile lugatında "meşru müdafaa"nın sözcük anlam ve içeriği bulunmayan Batı ve ekseriyeti kudretini tagutlardan almış tuğyan Batı medyası(ve elbette mensupları)nın, OburDünyalı Proje mimarlarının menfaatleri doğrultusunda,nesnel verilerin doğru şekilde yorumlanmasının önüne geçecek biçimde yalan propagandalarla sürekli şeytan olarak gösterdiği   Hizbullah, Suriye ve İran'ı görebiliriz. Bu üçlünün dünya üzerindeki diğer müttefikleri bugünkü yazımızın konusuna dahil olmayacağından ışınları dışbükey mercek vasıtasıyla  “Suriye ve İran” üzerindeki noktada topluyoruz 

Yakın zamanda Katar ve Suudi Arabistan’ın   aralarındaki süpriz uzlaşma  sonrası hırlaşmamak için Ortadoğu ve Kuzey Afrika'yı  aralarında ne şekilde  kardeş payı yapmayı planlıyorlarsa ,onların oyunlarını da bozacak olanlar da vardır elbet.Böylesi bir zamanda Suriye’nin kendisine yapılan yardımların devam edip etmeyecğine yönelik kaygsını azaltması iyi olur. Müsterih olmalılar, Bu yardımlar kesilmeyecektir. 

Bir zamanlar Suriye ve İran’ın Hizbullah’a askeri lojistik  destek ve silah yardımı yaptığından söz ederdik. Şimdi Hizbullah ve İran aynı görevi üstlenmiş vaziyette. 

İran terörle mücadelede Irak’a yaptığı yardımlara devam ededursun yapılan açıklamalar şunu göstermektedir ki yardımlar sadece Şii müslümanlarla sınırlı olmayıp Ehl-i Sünnet ve Kürtleri de kapsamaktadır  Diğer yandan Suriye’ye yapılan yardımların kararlı bir şekilde devam etmesinin sebeplerinden en önemlisi nedir diye bakıldığında, diğer sebeplerin yanısıra Esad rejiminin “Filistin Direnişi” konusunda son derece kararlı,istikrarlı ,onurlu  tutum,tavır ve duruş sergilemesinin ön plana çıktığını söyleyebiliriz . İran ve Hizbullah Esed’in bu tutumunu gelecekte de sürdürmesini beklemektedir  

İran’ın   geçtiğimiz yılın ortasında petrol ve petrol ürünleri (3Milyar) aynı zamanda petrol dışı ve tüketim  ürünleri (1.2Milyar) satın almak için Suriye'ye  toplamda  4.2Milyar Amerikan Doları krediyi  tesis etmiş olmasıyla ilgili yetkililerin ağzından verilen demeçleri  Reuters’deki haberlerde görmüştük.

Rusya ve İran’ın toplamda, Suriye'ye 6,4 milyar Amerikan Doları kredi açmış  olmasının yanısıra  yine Rusya ayrıca gıda,ilaç  vb  için 900 milyon ek kredi daha sağlamıştır.


Suriye’deki Ekonominin içi Suriye’yi dışı “Hududun Dışındaki  Suriye”yi  yakar [3  Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın Suriye Politika Araştırmalar Merkezi raporu verileri doğrultusunda nüfusun yarısı yoksulluk sınırında.Savaşın başından bu yana neredeyse %90 değer kaybeden ,Şam Borsası, %50 İşsizlik. SYP Suriye Pound’u(Suriye Lirası)  2011 yılında İç Savaş’ın  başlamasından itibaren  yaklaşık  kümülatif 75 oranında değer kaybetti. Muhaliflere yardımlar geldikçe değer kaybı daha da durudurlamaz hale geldi.  Eskiden Amerikan  Doları ile alış-veriş sadece satışlarını  toptancılara dolar üzerinden yapmakta olan büyük şirketlere mahsusken,hali hazırda Suriye Lirasıyla satış yapan küçük perakendeciler dahi günlük dolar kuru ne gösteriyorsa ona  göre ticaret yapmaya başladı. Suriye sınırların tamamı üzerinde bir “silah ambargosu” uygulayıp bir süre sonra muhaliflere/tekfiristere  yönelik silah ambargosunu kaldırarn  Avrupa Birliği ekonomi anlamında da  Suriiye’nin çökertilmesi için elinden gelenin en iyisini yapıyordu.  Petrol ihracatına yönelik AB yaptırımları, savaş nedeni ile darbe yiyen  turizmden gelmesi beklenen   döviz gelirlerini tamamen sekteye uğraması ve İç Piyasada  imalat ve  ticaretin durması yaşanan ekonomik krizin ve değer kaybı önlenemeyen Suriye Lirasının o konjonktür içinde ne durumda olduğunu zihinlerimizde  bir nebze dahi tasavvur etmemiz için yeter. Üst düzey iki Suriyeli bankacı  İran’ın  Suriye Pound’unu istikrara kavuşturabilmak için geçtiğimiz yıl Suriye Merkez Bankası’na  500 ila 750 milyon dolar arası  yatırım yaptığından sözediyordu .


İran, Suriye ordusuna füze, silah ve mühimmat tedarikini sağlamakla kalmayıp,  Esad rejiminin yanında muhaliflerle savaşan binlerce Şii milisİn  maaşlarını ve milislerin birbirleri ile rekabet etmek yerine ayrışmadan, bölünmeden dayanışma içinde ortak hedefe yönelik olarak koordine edimeleri için gerekli yönetsel uzmanlıkların bedelini de öder. Onlara dağıtılan kurşunların parasını da öder.Muhaliflere karşı yapılan operasyonlarını finanse eder. İranlı Kudüs Gücü komutanlarının, Suriye ordusuna yardım etmek için gerekli istihbarat ajanslarındaki kişilerin parasını da karşılar. Bu kadar  büyük çapta  askeri kampanyanın sadece  yılda İran 'a milyarlarca dolara mal olduğu şüphe götürmez

Şimdi Suriye ticaret yetkilileri son zamanlarda İran tarafından sağlanan yardımlar acaba kesilecek mi endişesi yaşamaktalar. Bu endişenin en temel kaynaklarından biri  İran'ın düşen petrol fiyatları sebebiyle döviz gelirlerinin yaklaşık yüzde 50 oranında kesilmiş olması. Bu durumda  İran’ın  Suriye'ye yaptığı yardımı devam ettirebilmesi için iktisat dilinde “hard currency”olarak tabir edilen  döviz piyasalarında talebi yüksek ve değer kaybetmeyen konvertibl paraya yani “sert para” ya sert) ihtiyaç vardır. 

İran'ın Başkan Yardımcısı Eshagh Jahangiri geçtiğimiz hafta Sa’dabad Sarayları Kompleksinde. Suriye Başbakanı Wael Al-Halqi ile   gece ziyaret görüşmesi  ardından yaptığı açıklamada Suriye ile kurulmuş sıkı bağların İmam Humeyni döneminden beri sağlam bir şekilde süregeldiğine de dikkat çekerek Suriye için İran'ın ekonomik desteğinin kesintisiz şekilde devam edeceği güvencesini verdi.Haber kısa adı IRNA olan Islamic RepublicNewsAgency’de (İslamCumhuriyetiHaberAjansında) 16 Aralık tarihinde yayımlandı. [4]

Hülasa  kalleşler arkadan vurup bir yandan tuzaklarını kurup teröristlere karşı savaşıyoruz görüntüsünü verip tepelerinden aşağı silah yardımlarını bırakırken,  çeşitli enstrümanlarla ekonomisini bozmaya çalıştıkları ülkelerin de birbirleri ie dayanışmayı sürdürüp yardımlaştıklarını görmeyip ortalıkta cirit atacaklarını sanıyorlarsa yanılgı içindeler. 

[1] http://www.presstv.ir/detail/2014/12/27/392059/us-israel-directly-backing-isil/

[2] http://www.cigdemyorgancioglu.org/article/35/papirusteki-ortadogu-banknotu

[3] http://www.cigdemyorgancioglu.org/article/26/ofkeli-cocuklar-isidir-hududun-disindaki-suriye-01

[4] http://www.irna.ir/en/News/81429169/


H.Cigdem Yorgancioglu 
27 Aralık 2014
  

Comments