ENGELLİ BİR VECİZE YA DA YEDİNCİ KOĞUŞTA MUCİZE Cigdem Yorgancioglu2

Movies World Cinema Sinema

  /   322   /   31 July 2020, Friday

 Print
ENGELLİ BİR VECİZE YA DA YEDİNCİ KOĞUŞTA MUCİZE Cigdem Yorgancioglu

  

ENGELLİ BİR VECİZE YA DA YEDİNCİ KOĞUŞTA MUCİZE Cigdem Yorgancioglu

http://www.cigdemyorgancioglu.org/article/211/engelli-bir-vecize-ya-da-yedinci-kogusta-mucize-cigdem-yorgancioglu



ENGELLİ BİR VECİZE YA DA YEDİNCİ KOĞUŞTA MUCİZE Cigdem Yorgancioglu

ENGELLİ BİR VECİZE YA DA YEDİNCİ KOĞUŞTA MUCİZE


Miracle in Cell No.7' filminin ilk düşündürdükleri…


Orhan Kemal daha başyapıtlarından biri olan 72. Koğuş,’u yazmamıştı ben doğduğumda şimdi Yedinci koğuşta bir anlam arayışı içindeyim hazan mevsiminde bir akşamüstü. .Bu koğustaki mucize 72. Koğuş’filmindeki Kaptan’ına annesinden para gelmesine benzemez .Başka bir mucizedir. Belki de bizlerin bulmaya azmedeceğimiz bir mucize.


’Zihinsel veya fiziksel engeli olanların çoğu zaman “normal” lere nazaran fırsat eşitliği, adalet ve şanstan yana talihsiz olduğu düşünülür ya , öyledir . “Normal” ne kadar görece olursa olsun bir normali vardır zira toplumun. Haksızlık ve cezasızlık bir ülkede yaygın olunca durum daha da vahim hal almaktadır her daim. Suçluları , hükümetin yüksek mevkilerinde köşelerine kurulmuş halde emir erleri olan yolsuzluk görevlileri tarafından pohpohlanıp yüceltilmekte ve konforlu hayatlarını sürdürmektedirler. .Dünyanın pek çok ülkesinde böyledir hala bu hal. .Arızalı adalet sistemi nedeniyle, sokaklarda serbestçe dolaşan suçluların bir kısmı , lüks ve gösterişli hayatlar yaşamaktadır. Suçsuz olup suç mahallinde bulunan fakirler ve gariban engelliler ise ha babam de babam çırpınmaktadırlar. Ya hayatta kalma ya da hukuk mücadelesi vermektedirler. Engelli bireylerin adalet hakkına erişimlerinin zor olduğu bir dünya düzeninde. engellilerin insan haklarının adalet ve vicdana dayalı bir anlayışla güçlendirilmesi ve korunmasının gerektiğini bir kez daha hatırlatan bir film oldu sabaha karşı izlediğim bir film. Bu film… .


Hücredeki Mucize. No 7 olarak Türkçe’ye çevrilebilecek bir yapım. Zihinsel engelli Lee Yong Goo isimli, kendisini ifade edecek derecede zihinsel yeterliliği olmadığından işlemediği bir suçun, üzerine haksızca yüklenmesi yüzünden hayatın sillesini yemiş sevgi dolu bir Baba’yı konu edinen bir Güney Kore filmi . Engelli olmasına rağmen, küçük kızını dört duvar arasında, korumaya çalışan ve bunun bedelini hayatıyla ödeyen bahtsız bir babanın ve babasının ismini yıllar sonra aklayan Ye-seung adlı bir kızın hikayesi .


Zihinsel işlev bozukluğu olan insanlar, cezalandırılmalarına, boynu bükük,hale getirilmelerine, hislerinin kötü niyetli kişiler tarafından iğdiş edilip incitmelerine ve pek çok kişi tarafından yanlış anlaşılmalarına rağmen, kendilerine zarar veren insanları sevmeyi sürdüren , masum ve saf bir kalbe sahipler. Engellilere ne derece kötü davranıldığını bir kez daa gözler önüne seren acıklı bir film . Sosyal ve entelellektüel profili sözde yüksek kişilerin ,bu nevi işlevsel sorunları olan insanlara karşı nasıl avantaj sağlayıp onlar üzerinde tehditle tahakküm sağladığını göstermekte hayli mahir olunmuş bu filmde başroldeki (roldeki ismi) Lee Yong Goo gibi insanlar, içinde Vicdansızlık büyüten OburDünyalıların ikliminde ne yazık ki kendileri için konuşacak ve kendilerini koruyacak seslere pek de sahip değiller. Ama bizler onların sesleri olabilir ya da onların seslerinin duyulabilirliğini arttırabiliriz öyle değil mi ...”Biz” kimiz .... Esas sorulardan biri de bu !... Engellilerin insan temel hak ve özgürlüklerinden tam manada istifade edebilmesini teşvike yönelik çabalara destek vermeye azmeden kişilerden olabiliriz mesela . Ya da engelliliğe dayalı herhangi bir ayrımcılığa karşı tavır alıp eylem içine girenlerden. .Hatta Toplumda ayrımcılıklara karşı bilinç yaratmaya yönelik etkin ve barışcı kampanyaların bir destekçisi olanlardan.


Sadece 7 yaşındaki kızı ile aynı zeka yaşına sahip olmak bile hayli dokunaklı geliyor kulağa ve kalbe . Yarın filmin beyazperdeye taşınan başka bir uyarlaması Türk yapımı girecek vizyona .Onu da izler sonra alırız kaleme arşılaştırmalı analiziyle... Amaç bir filmde sadece hüngür hüngür ağlayıp sonra sessiliğe dönmek değil zira . Bir sırt çantasını peşine giderken sırtına ne yükler yüklenmiş insanın insanlık üzerindeki yükünü anlama çabası. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi ile İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’ne göre hak ihlallerinin hız kesmediği bir dünyada çocuk kaçırmak tecavüz etmek ve öldürmekle suçlanan , hapis yatan ve idam edilen masum bir baba ile Çocuk kaçırmak cinsel istismar vakalarına karışmak, tecavüz etmek ve öldürmek eylemlerinin tümünü ya da birini işleyip elini kolunu sallaya sallaya aramızda tüm dünyada dolaşmalarının insanlığa verdiği yükü hatırlamak adına bir kaç anlam arayışının içinden mucize çıkarabilmek umuduyla diyerek sonlandıralım bu yazıyı şimdilik .... mazlum- zalim ve sanık- mağdur kavramlarının ve eylemlerinin karıştğı bir dünyada bunları ayrıştıracak bir zihin ve kalp yapısnın umuduyla ..


H.Çiğdem YORGANCIOĞLU


10 Ekim 2019 19:09 Istanbul 


Miracle in Cell No.7'


2013 yapımı Güney Kore filmi '
  

Comments