KEFERNAHUM WORLD CINEMA CIGDEM YORGANCIOGLU

Movies World Cinema Sinema

  /   320   /   31 July 2020, Friday

 Print
CIGDEM

  




II. Dünya Savaşı sonrası İtalya'da ortaya çıkan Yeni Gerçekçilik akımının ruhuyla beyaz perdeye yansıyan filmin çekimlerinin yapıldığı yerlerr Beyrut üzerinden geçtiğim sokaklar çarşılar Souk Al Ahad.İçimdeki yüreğimdeki Çocuk hakları savunucuları ile birlikte yeniden yürüyorum o yollardan filmin içinde . Buraya İliştirdiğim fotoğrafım Beyrut gezimden bir enstantene . çocuksu heyecanla yaptığım Dünya gezilerimden bir tanesi 


Capernaum, İncil'de geçen İsa ‘nın bir köyüdür. Daha sonra, kelime kaosu ifade etmek için kullanılmaya başlanmış. Covid 19 Normalleşme dönemi dans insanın ayağına dolanıyor .Baktım ayak parmağım mosmor olmuş . İnsanoğlu hayatın içinde her an bir çarpışma yaşamakta esasen ve aslında hiç bir şeyin tam olarak birbirine çarpmadığını anlatan bir filmi geçiriyorum aklımdan What the Bleeps do we know about it ... 

O gece bir film tavsiyesi almıştım ve insan haklarına dair hak arayışı mücadeleleri ve imkânları üzerine sürekli zihni ve çalışmaları yoğunlaşmış biri olarak anında algım seçimini yapıp ilk izlenmesi gerekenler arasına aldı bu filmi . 

O gece bu filmi hemen izlesem, ertesi gün ateşimi biraz yükselten ayak parmak kemiği ve turnak kökü sancısını günlerce sürecek acıyı bile haf,iletirdi belki bu filmde izleyeceğim acılarla kıyaslandığında . , Kendisini ayakta tutabilmek için dünyanın yükünü yüklenmiş, ayakişlerinde çalışmak zorunda kalmış çocukların çocukluğu ayaklar altına alınmış , Beyrut’un sokaklarında çalışmaktan ve mücadeleden ayaklarına kara su inmiş , Ayakların baş, başların ayak olduğu dünya düzeninde hayatın yükünü tüm kılcal damaralar kadar taşıyan filmin acıklı insani meseleleri yanında benim morarmış bir ayak parmak ucumun ne önemi olabilirki . 

Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki bazen dışlanma kaygısı ile kimi insanlar kimliklerini açıklayamıyor bezen de kimi insanların bir kimlik belgesi bile yok. Her ikisi de yok hükmünde bir dünya düzeninde tepişiyor insan . 



CANNES'DA BAŞLAYAN, OSCAR ADAYLIĞINA KADAR UZANAN BİR ÇOCUK HİKAYESİ 
Bazı filmler gözyaşlarını tutamaz. önlenebilir sebeplerden dolayı hayatını kaybeden, Ülkelerinden zorunlu göçe sürüklenen, özgürce yaşama ve gelişmeleri daha doğuştan itibaren ya da sonrasında engellenmiş tüm çocuklar ve insanların içimize akan gözyaşları gibi. Cannes'daki galasında, 15 dakika ayakta alkışlanmış bir film Jüri Ödülü'nü kazanmış ve anne babasına ona böyle kaotik bir dünyada kendisini dünyaya getirdikleri için dava açan bir çocuk ve çocuklara yönelik hak ihlalleri ve mağduriyetler ekseninde ve belgesel tadında bir film . Fiziksel ve moral sağlığını zinde tutma çabasına da yakından tanıklık ettiğimiz baş kahraman Zain’in ,avukatı olarak çok kısa bir görünümde yer alan filmin yönetmeni Nadine Labaki dışında hiç kimse profesyonel bir aktör değil. Çekim sırasında [U.N.H.C.R-Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği] yardım alınmış film için ve bu esnada görünen o ki Yönetmen bu filmin oyuncularına oldukları gibi olmalarını istemiş. insan hakları açısından bakıldığında insanın insan olmasından kaynaklanan doğuştan getirdiği, doğumla kazanılmış haklarının daha baştan sakatlandığının en büyük kanıtlarından biri olan bir film. Bir de doğum belgesi de yoksa , ne çok şey değişiyor insanın hayatında . Çocuk ve İnsan haklarına ilişkin ne kadar Uluslararası antlaşmalar, protokolu ve yaptırımların söz konusu olmadığı bildirge ve bunun yanısıra Evliliğe Rıza Gösterilmesi, Asgari Evlenme Yaşı ve Evliliğin Tescili, kısa adı CEDAM olan Committee on the Elimination of Discrimination against Women -Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi, gibi bilimum sözleşme varsa bir film şeridi gibi geçiyor zihnimden yüreğim dağlanırken . Yetişkinlerin bile dayanamayacağı zorluklarla mücadele edip meşakketlere göğüs geren 12 yaşındaki bir çocuğun gücü nelere yeter diye düşünüyorum. Bir direniş pek çok değişime yetebiliyor ama bir kızkardeşi korumaya yetemiyor .Kızkardeşi korumaya yetemediği için direnişi daha da perçinleniyor. onurlu yaşama haklan daha doğarken ihlal edilmiş insanın hayatta kalma mücadelesinin içinde bir de adam gibi adam olma hissiyatı var ki sormayın gitsin. “kimlik belgesi” olmayan çocukların resmi olarak yok sayıldığı bir dünyada bir çocuğun var olma mücadelesi . 


Bu filmi izlediğimde “Büyümüş de küçülmüş” kavramının yepyeni bir rengini ve aslen kullandığımız anlamın ötesinde olduğunu gördüm. 


Çocuklara dair söylenen pek çok kelime deyimi anlamları bakımından yeniden yerini buldu belki de şunu diyesim geldi .Siz çocuk yapmayı ÇOCUK OYUNCAĞI mı zannediyorsunuz ? Siz her çocuğun ÇOCUK AKLI mı var sanırsınız . 



OKYANUS’TAN KAOS !

Yabancı dilde en iyi film kategorisinde Lübnan adına Oscar'a aday gösterilen “Kefernahum” (Capharnaüm), Nadine Labaki'nin yönettiği filmin orijinal isminin Fransızca'da manası kaos . Bu arada okyanus imgesinin yanısıra aynı kişiden Yunan Mitoloji çıkış noktasına denk gelen “kaos” unda gelmesi benim gibi zihni bağlantı odaklı biri olarak hayli entersan ve radarıma giren bir kelime . kaos aynı zamanda cehennem yerini de temsil etmekte. İncil’de geçen anlamını da düşününce . 


Esasen "Capernaum" kurgu olmakla birlikte Lübnan’ın yoksulluk ve toplumsal pek çok meselesinin yanısıra yılların sorunsalı nüfus belgesizliğinin ortaya konması açısından da hayli gerçekçi.Film her ne kadar Lübnan’da geçse de esasen evrensel bir hikaye zira sadece Lübnan'daki çocuklar hakkında değil anlatılanlar. En temel haklarını almaktan mahrum çocuklar konu edilmiş .Evrensellik dediğimde aklıma gelen 1924 senesinde Çocuk Hakları Cenevre Bildirgesi ile başlayan sürecin 1989 tarihli Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi ile ete kemiğe bürünmesi acaba ne kadar günümüzde ekonomik sömürüye , çocuk ve insan ticaretinine, ırkçılığa, ayrımcılığa ve adaletsizliğe engel olabiliyor sorularını sormaktan kendimi alamıyorum. 


Filmde aleni tecavüz sahneleri gerçek anlamda bir taciz göze batırılmamış ama varlığını ufacık repliklerden hissedebiliyorsunuz . Yönetmen filmin içinde töre, gelenek vb fazla detaylara girerek izleyicinin konunun özünden uzaklaşmasına neden olmaktan sakınmış , evlenen kızın kayınvalide vb ilişkileri , zorla evlendirildiği Esad ‘la yaşadıkları gibi süreçlere girip dallanıp budaklandırmadan insani meselelere ve çocuk haklarına yoğunlaşmış. 


Ve film başlıyor ... 


Hiç süt dişi kalmamış 12-13 yaşlarında … 

ÇOCUK CEZA YARGILAMASI –DURUŞMA SAHNESİ - AİLEMİ DAVA ETMEK İSTİYORUM BENİ DÜNYAY GETİRDİKLERİ İÇİN 


Sefalet yoksulluk, çaresizlik ve öfke arasında öyle bir bağ vardır ki bir çocuğun gözlerinin içinde saklanır. Bu film çocuk işçilerin mültecilerin yoksulluğun çığlığı.Belirli bir sefalet içinde amansız ve , tam gaz bir yolculuk.

Savaşlar, ve çatışmalar, nasıl da sıradanlaştırılıp indirgeniyor zamanımızda bir de üzerine yoksulluk gelince hatta çocuk işçiliği ve bir de ilaveten mültecilik de binince çocukların hüzünlerine ve maruz brakıldıkları acının ve çığlıklarının büyüklüğünü anlatacak ölçü yok . Her biri bu dram tablosunun çizgilrini daha da derinleştiriyor daha da belirginleiyor gerçekler. Sinema açısından her daim sık işlenen tema olmakla birlikte daha ilk başından asla vazgeçmeyen bir insan ,körü körüne akla ve kalbe yakın olmayan şartlara uyum sağlamama ve itaat etmemenin, toplumun beklediği ve bellettiği itaatkar çocuk olmayı reddeden, kurban olmayı seçmeyen bir çocuk . Yani filmdeki timsali küçük insan kokusunu ve “Kefernahum”un (Capharnaüm) hikâyesindeki özgünlüğün rengini aldım filmden. Tabi bunu birraz da izlemeye başlamadan bana tavsiyeyi veren dostumdan aldığım spoillerden de bildiğimden hissiyatım pekişti. Yüreğimin dağlanacağını hissediyordum. Daha film başlar başlamaz Majid Majidi 'nin  hem ulusal hem de uluslararası alanda pek çok ödül kazanmış bir İran filminde Afgan mülteci çocuğuna yaklaşıpp Baran filmine ve pek çok benzerine yaklaşacağımı seziyordum . Filmin sonunda bu filmi benzerlerinden farklı kılan bir özgünlüğü olduğunu da farketmek güzeldi.
Hatırlatmak açısından Baran filmi, bir inşaat işçisi hakkında romantik bir masal. Adı Lateef (Hossein Abedini) ve Afganistan sınırından uzak olmayan bir şantiyede çalışıyor.  rampaya  50 kiloluk çimento torbasını taşımak da dahil olmak üzere çocuk işçiliğine yoksulluğa mülteciliğe bakış . İinşaat şantiyesinde Afganistan'dan düşük ücretli mülteciler tarafından yapılmakta olan işler , iş emniyetsizliği ,iş kazaları , engellilik , toplumsal dışlanma  haksızlıklar ne kadar çok konu ... ne kadar çok dünya meselesi . Lateef çay  işçilere sıcak çaylar  getirir .İran'da Baran'ı anlatmayacağım . izlenmesini öneriyorum.

Beyrut'a dönüyorum . 

İçler acısı bir tema üzerinden bir hayat öyküsü üzerinden kendi içime yolculuk çoktan başlamıştı Beyrut sokaklarında ve bir duruşma salonunda . Film bittiğinde ise Lübnan'ın banliyölerinden mahkeme salonlarına , hapishanelerinden sokaklarına önüme dünyanın koskoca sorunlarının listesi teker teker açılmıştı. Sivil toplum ve insani yardım alanında daha çok düşünmemizi ve faaliyet göstermemizi anlamlı kılacak insan hakları, kadın hakları, çocuk hakları, çocuk işçiliği, çocuk istismarı, insan ticareti, sınırların anlamsızlığı, mülteci-sığınmacı- göçmen sorunu, cehalet ,suça sürüklenme,uyuşturucu, doğum belgesi, gebelik kontrolü , çocuk yetiştirme , ebeveyn rolleri, erken yaşta evlilik, zorla erken yaşta evlilik

anne babasının onu korumaması ve para kazanmak için yapıp ettikleri sadece bunlar yeterdi anne ve babasını dava etmesine . 

11 yaşındaki sevgili kız kardeşi Sahar ı (Cedra Izam), ev sahibinin ciğeri beş para etmez tabiriyle nitelendirebilecek bir karaktere sahip oğluyla evlendirmek üzere satan ebeveynine haklı bir isyan gösteren Sadece 12 yaşında olmasına rağmen, bir yetişkin ayarında gerektiğinde saldırgan gerektiğinde şefkatli merhametli , mücadeleci aynı zamanda örtülü bir sinizme sahip olması hayli çarpıcıdır Zein’in. Aralıksız olarak “dickheads” e “lanet olsun” diyen Zain 12 yaşındaki Beyrut'ta yaşayan yoksul bir ailenin çocuğu. En belirgin özelliği dirayetli duruşu, kurban olmak istemeyen, pes etmeyi sevmeyen, inatçı ve dirençli. bir çocuk olması. 


ELLERİ ARKADAN KELEPÇELİ BİR ÇOCUK - AİLEMİ DAVA ETMEK İSTİYORUM BENİ dünyaya getirdikleri için


Filmin ilk bölümünde, Zain mahkeme sahnesinde kendisini dünyaya getirdikleri için ailesinden şikayetçi ve aynı zamanda davacı olduğunu söylemekte .


Adam yaralama suçundan 5 yıl ceza almış bir çocuk için anne baba müebbet hapis der tabi bu filmin tercümesinden kaynaklanan bir sorun da olabilir anne baba cehaletinden ama öncelikle ceza müebbet değildir. 


Kelepçeli elleryle yüzünü kaşımak kadar gerçekçi ne olabilir ki . Tıpkı filmin ilerleyen sekanslarında sokaklarda meyvesuyu satarken hapşırması kadar sahici bir sekans … Duruşma başlar .”Kelepçeyi çözün , kürsüye yaklaş” der hakim. Bu sözlerin 12 yaşında bir çocuk tarafından işitilmesi bile hayli acıklı bir durum . Davacı tutukludur hakim kelepçeler cıkartılmıştır ellerini göster bakim der. Sanıklar anne ve babadır. 


Oğlumuz müebbet hapis yatıyordu niye bizi buraya çağırdı bilmiyoruz diyen ebeveynler .Zein kendisine yaşı sorulduğunda hakime “ Bilmiyprum onlara sorun” der. Avukatı şöyşe der “ne yazık ki Zein’in doğumu bildirilmemiş nufus dairesine kaydedilmemiş” . Annesi babası tam yaşını bilmiyor olay esnasında Zein’in yaşını gösteren doktor raporu var ilk sekansta doktorun diş muayenesinin boşa almadığını gösteren bir açılış anımsanır. 



15 Haziran’da tutuklandığından beri yaşadığı yerde yani Roumieh Islahevinde kalma seebini sorar hakim cevap bıçak kadar keskindir “ Çünkü bir pisliği bıçakladım” Bir köpeği der . Cezaevinden TV’u aramış olduğunu öğreniyoruz. Film bitince son pasaport fotoğrafı sekans öncesi sahne ile birleşir bu bölüm. 



TRAMADOL 

Tramadol merkezi sinir sisteminde ve gastrointestinal sistemde bulunan bazı reseptörlerle etkileşime girerek etki eden serotonin salınımını arttırmada başarılı , ekseriya , bir hastanın ameliyat sonrası maruz kalacağı ağrının hafifletilmesinde etkili ağrı kesicilerden biri Bağımlılık yapıp afyon etkisi göstermesi ise bu filme d air bilinmesi gereken yanı. Zira Hapishanede kafayı bulmanın bir yolunu bulmuş insanlar. 



Filmin sonraki bölümünde Zain tutuklanmadan aylar öncesindedir.Bir flashback sekansı . 



Zein 2 kutu Tramadol ister eczacıdan .Annesi için oldugunu söyler ilacın ve “mide ameliyatı geçirdi” diye ekler eczacının neden sorusuna . Bir başka gün başka bir eczacıya babası için olduğunu ve babasının gelememe sebebinin felçli olduğunu söyler benzer bir ı sahte ilaç recetesini uzattığında. Ilaçlar toz haline getirilmektedir 

Tramadol reçetelerini oluştuulması daha sonra toz haline getirilerek, giysilerin yıkandığı sıcak suda çözünerek hapse sokulabilecek bir aldatmaca oyunudur ve bunlar mahkumlara masum görünen armağanlarmış gibi hapse sokulmaktadır. .Yaptığımız çamaşır suyu masrafları çıkarıyor konuşması geçmektedir filmde . Daha sonra ilaca doymuş giysiler kaynatılır ve dökülür 


İKAMETGAH diyorum ZİRA NE EV NE DE YUVA DEMEK MÜMKÜN DEĞİL 

Esadın babası pisliğin tekidir bir çöplük gibi yerde bedava yaşadıkları çocukların her an elektrik çarpması mümkün bir mekanda Sefalet içinde yaşayan çocukların insanların görüntüleri yürek burkucudur . Filmde geçen şekliyle tabir edilecek olursa domuz ahırından hallice ev denemeyecek bir yerde yaşam kareleri . bu sekansta plana eklennen Esad’ın dükkanından meyan kökü ve erişteleri getirmeden çoktan çöpe atmıştır, Zira Zein bu iyilik yapıyormuş görüntüsünün ardındaki ard niyeti çoktan çözmüştür. Zein yaşadıkları yerde uykuya dalar kardeşleri ile yanyana yatmaktadır . . çocuk öksürük sesleri duyulmaktadır . .Uyandığında esee miktarda neredeyse toplu igne başından biraz büyük  bir kan lekesi görür  kızkardeşinin yatağında . Yatağında dediysem izlemeyenler karyola falan hayal etmesinler aynı yatakta yatıyor ek cok kardeş . 


BEYRUT SOKAKLARI, ERGENLİK ÇAĞI ADET GÖRME VE ADETLER
Az gelişmiş toplumlarda ergenlik demek kızların evlendirilme yaşlarının gelmesi demek ne yazık ki bu dünyada 

Filmin bu sekansında , Zein meyve suyu satmaktadır sokakta sırtında SPSS yazılı beyaz çizgileri olan mavi bir eşorfman giymektedir. Zein ,kızkardeşine kucağında bir bebek taşıyor haliyle banliyöde iken meyve suyu satışı sonrası şortunda neden kan var diye sorar .O planın arkasından bir zincir kilitli kapıdan içeri .girerler .sonra kızkardeşinin regl kanını akıtmak icin külotunu yıkamaktadır ve o sırada klozetin kapağının üzerinde oturan ve kendiisne meyan kökü ve erişte verdği için iyi biri olduğuna inanan kızkardeşi Sahar’a Esad’ın nasıl bir pislik olduğunu anlatmaya başlar .Arkadaşı Nadya’nın regl olunca odaya kapatılmasından sonra da domuzun birine veridiğinden başlayarak .kızkardeşine “annem seni sokağa atacak Seni Esad’a verecek senden kurtulacak .sonra Esad seni farelerin yanına atacak ,kapıyı kilitleyip pencereleri örtecek ve seni dışarı bırakmayacak uç günde bir bayat erişte verecek. Kulağını görmedn mi kocaman bir lağım faresi ısırmış” diyerek anlatımlarını pekiştirmektedir. Kızkardeşinin henüz kurumamış külotunu yıkadıktan sonra elinde silkelereyerek suyunu aldıktan sonra kızkardeşine giy dediğinde içimde duyf-duğum acıya eşlik eden “peki ya mantar kaparsa nemli “ diyen iç sesimi hissediyorum filmi izlerken. Tshirt ünü çıkarıp verir kızkardeşine bacak arana koy diye bir ped niyetine . 



Çalıştığı yerden birkaç paket ped çalıp Sahar’a götürür.İnsan bu noktada hırstan ve cibiliyetsizlikten değil ihtiyaçtan ve iyi niyetten aşırmak kavramının anlamına kayıyor.. 

Bir bina çatısında Zein tenekelerle riitim tutmakta ve kızkardeşi Sahar omuzuna dayanmış vaziyette kuşlara baksana ne kadar güzel der sonra meyve suyu satmaya geri dönüşe geçtiklerinde Zein tembih eder dikkat et pedlerini ortada bırakma diye .hatta pedleri nereye saklayacağını da göstereceğini de söyler kızkardeşine sakın çöpe atma diye de sıkı sıkı tembihlerken.O sırada yürüken bir su birikintisinden kaçmaya çalışarak yürümleri ironik ve bir o kadar sahicidir yaşadıkları yeri aklımıza getirince. Kızkardeşinin saçlarının rengi hafif oksijenle açılmış görüntüsü vermektedir . Meyve suyu satarken bir yandan insanlara almaları için ısrar yalvarmaları da iç burkan bir haldir. Oysa modern insan bu onur kırıcı halleri tok açın halinden anlamaz tavrıyla nasıl da hor görmektedir. .Hava kararmaya başlayınca kızkardeşine sarkıntılık yapanları kovalar defol sapık diye ve küçük yumruklarını göstererek Zein. Ve hadi gidiyruz der Sahar’a 

EĞİTİM MESELESİ ,ÇOCUK İŞÇİLİĞİ ARTIK YEMEKLER 

Yaşadıkları yere döndüklerinde bir yer sofrası ve baba okul nereden çıktı onun yanında çalışmaya devam edeceksin Esad’ın yanında der. Zein’in annesi “ baksana çocuğu neden okula yazdırmıyorsun okuma yazma ogrensin ileride bir meslek sahibi olsun çalışır bir yerde. sonu ağabeyi gibi mi olsun hem okula giden çocuuklara gıda yiyecek yardımı filan da yapıyorlar o da işimize yarar” deyince anne, Baba yerel bir dükkan sahibi olan “Esad’a ne diyeceğiz” peki deyince Zein “ben onunla (Esad) konuşurum sabah okula gider sonra da orada çalışırım der anne iknaya çalışırken , otellerden düğünlerden artan yemekleri de alırlar sözü yine yürek burkmakta. Baba yemek sofrasında bir yandan sigarasını içmektedir. Anne Esad’dan medet umacağımıza derken ... bir yandan kısmi bir farkındalık ve cehaletine uygun bir hesap peşindedir. Ve burada çaresizliğini de hissederiz bu annenin .Baba olur der endişelidir ya Esad bizi kovarsa diye annenin ağzından”Zein biraz fazla mesai yapar” lafı da çıkmıştır. Ölümü görüp sıtmaya razı görünmek gibi bir şeydir bu yaşamlar ve Zein’in durumu . 

Annesi toplumun sosyal ve mali destek mekanizmalarından medet uman bir çocuk olan Zein küçük cüssesine ağır gelen işleri yapar tüpleri taşır sebzeleri teslim ederkn bir çocuk tacizcisi adamı kendisine yeltenirken "çek elini adi herif" diye fırçalar .


KIZ ISTEME TAKAS MERASIMI VE EVDEN BİR GIRTLAK EKSILTME 
Yaşadıkları yere döndüğünde Esad’ın orada oldugunu öğrenir dolaşan bir tavuğu da onun getirdiğiylebirlikte .Merdivenlerden çıkar.Annesine hesap sorar bir tavırla Esad’ın burada ne işi var dediğinde annesi babanla kirayI konuşuyorlar sakın olay çıkarayım deme cevabını alır.Eminim bu tavukları Seherle takas ediyordur , onu buradan istemiyorum söyle yoksa ben söylerim deyince annesi kardeşlerinin üzerine yemin ederim öyle bir şey yok cevabını verir. Kızkardeşinin neden makyaj yaptığını soruna da anne beni taklid ediyordu oyun der.Ruju silmesini ister kızkardeşinin dudaklarında içeride ticari bir kız isteme merasimi gerçekleşirken ebeveynler arasında 

Bu nokta psikolojik tahlile ihtiyaç duyan bir sahnedir .Eğer gelire dayalı bir ekonomik eşitsizliğe maruz kalmış bir anne doğru bir şey yapılıyor olduğuna inansaydı kızkardeşini evlendireceğiz diye açıkça söyler ve düşünce ve kararının arkasında dururdu fakat kirayı konuşuyorlar deyip çocuklarının üzerine yemin etme girişimi bir annenin içten içe aslında yanlış bir yolda olduğunu bildiğini ve mukaddrat böyle savunması arkasında cehaletiyle birlikte karanlık tarafta durmayı seçtiğini göstermekte ve bu çok acıklı bir tablodur. Bir kere daha altı çizilmesi gereken konu ise onu yarrgılamak ve eleştirmek kendisinin içine bulunduğu şartlar düşünüldüğünde kolay değildir. 



ZAİN HACE, SAHAR İLE KAÇMAYI VE YENİ BİR HAYAT BULMAYI PLANLIYOR. 
Bir sonraki sekans kızkardeşinin mavi çöp poşetlerine topladığı pedleri alıp yola çıkma hazırlıkları içindedir. .Kızkardeşim kucağıma oturursa bilet ne kadar pazarlığı yapar fakat ne var ki evde onu kötü süpriz beklemektedir kızkardeşi Esad a gönderilmeye hazırlanmakta kız ise ayak diremektedir ve Zein’in bu durumu önlemesi engellenmiştir biraz dayak yedikten sonra emniyetsiz bir şekilde babasının sırtına alınmış vaziyette oradan da emniyetsiz şekilde mortora bindirlereken Esad’a, bir eşya gibi satıldığı adama doğru yola çıkmıştır babasının arkasında bu çaresiz kız çocuğu ağlayarak . Babasını motorun arkasında yumruklaması Zein’in de motorun arkasından koşması nafiledir. Zein öfkeden kapıları yumruklayıp tekmelemekte annesi mani olmaya çalışmaktadır.

MAHKEME SALONU İLK DURUŞMA SEKANSI YENİDEN 


Tekrar Duruşma Sekansına dönülür .Sadece onu sefaletten kurtarmak için yaptık der baba savunmasında.Bizimle sefalet içinde yaşıyordu hiç bir şey yiyip içemezdi. Yıkanamazdı ben de düşündüm evlendirelim en azından yatakta uyur.Düzgün bir yatakta yorganıyla ve yemek yer diyerek olayı masumane gösterme çabasındaydı. Nerden bilebilirdim asla böyle olsun istemedim.Oğlum birini bıçakladı diye gurur duyduğumu mu sanıyorsunuz Belki de benim hatam değildir hakim bey seçme şansım olsaydı belki de hepinizden daha iyi biri olurdum. İnsanlar tükürüyor suratıma .insan içine çıkacak yüzüm kalmadı 


Zein’in babası beni bilmediklerimden yargılayıp suçlamamalısıız zira . benim bildiklerim bu kadar. Çocuk olmadan yuva kurulmaz çocuk ailenin belkemiği dediler ama yuvamı yıktılar. Evlendiğim güne lanet olsun der.


Az önce yukarıda yaptığım eleştirirnin niyet kısmına dair hadsiz olmadığımı düşünmekle birlikte çareszliğin insanlara neler yaptırdığına bu denli tanık olmak da iç yaralayıcı. 


NİNEYE Mİ LUNAPARKA MI ? -OTOBÜS –ÖRÜMCEK ADAM 

Yeniden bir flashback ile Zein otobüstedir ve gelir yanına Örümcek adam kostümüne benzer bir kıyafetle bir adam oturur .Ben o değilim evlat ben sadece benziyorum der .Örümcek olması lazım hamam böceği değil der Zein .Adam da ben hamam böceği- Cockroach Man" adamım der gözlüklü yaşlı sigara içer haliyle pembe aksesuralrıyla .Örümcek adam ile akraba mısın sen dediğinde o benim küçük kuzenim der adam ve ismini sordugunda Zein’i Hüseyin anlar ve Zein’in ninesine gittiğini öğrenir sorduğu suale cevaben. Hayırlı bir torunu varmış kimse benimle ilgilenmiyor der.sigarayı söndürmesi istenir .”kaptan dur ben burada inmek istiyorum” der Hamam böceği adam. 

Zein lunaparkın önünden geçmekte olduklarını farkeder süt mısır satılmaktadır ve otobüs henüz hareket etmişken o da kaptan dur ben de ineceğim der ve iner.


LUNAPARK ,BEYRUT SOKAKLARI ve SİYAHİ GÖÇMEN RAHİL 
Atlı karıncaların önünden geçerekten Hamam Böceği adam diye bağırarak onu aramaya koyulur .Lunaparkta vakit geçirir karnını atıştırmalıklarıyla doyurur Balerina’nın eteklerinde uyur sonra üzerinden helikopterler geçmektedir ardından balerinanın arkasından gömleğini yırtarak ön kısmına geçip memelerini açar ve öylece bırakır . Sanki bir anne ve kızkardeş kadın sembolüne atıf gibi doğurganlığa .. Bir kızgınlık ve ironi içiçe geçmiştir. 



Evlilik dışı olduğu için ve sınırdışı edilmemek işinden kovulmamamk için bebeğini gizlice bir alışveriş arabasında çalışmaya getiren Yakalanırsa, muhtemelen gözaltına alınacak veya Etiyopya'ya geri gönderilecek. göçmen bir kadınla tanışır Zein. .Bu kadın Etiyopyalı temizleyici Rahil’dir (Yordanos Shiferaw ) nam-ı diğer Tiges ve arkadaş oluyorlar. 


Siyahi kadın Tiges cam silmektedir .Patronu sorar Zein Rahill’e . Rahil yemek verir .Tanışırlar Zein iş aramaktadır ve” ne iş olsa yaparım” der . 

Bir sonraki planda meyve suyunu 250 ye almak istemektedir ama fiyatı 1000 liradır.Lunaparka döndüünde balerina çalışmaktadır ve memeleri açıktır .


Tiges bebeğini tuvallette saklamakta ve orada emzirmektedir. işverenleri bir çocuğu olduğunu bilseydi anında kovulurdu

HAYATTA KALMA MÜCADELESİ RAHIL VE ZEIN’İN KADERLERINI BİRLEŞTİRİR


Sonrasında karnı açtır ve Etiyopyalı göçmen Tiges (Rahil ) alışveriş arabasında bebeğiyle eve giderken yolda yiyecek bir şey olup olmadığını sorar Tiges onu alır evine götürür ve bebeği Jonas' ile birlikte yıkar.Eve yerleşmiştir Zein gündüz bebeğe bakmakta süt içirip yiyeceklerini vermekte altını temizlemekte ve tencere tenekeyle ritm perküsyon denemeleri ile bebeği eğlendirmekte hatta ninni söyleyerek uyutmaktadır. 


Örümcek Adam kılıklı Hamam Böceği adam trafiği idare etmektedir eli ve kolu ile ve Rahil ile eve restorandan yürütülmüş bir pasta artığı gitmektedir üzerine mum konaraktan .Eve geldiğinde su yatağı içinde Zein ve oğlu Yonas’ı uyur bulur ve doğumgünü kutlanır , yaşını ve kardeşlerini ve onları özleyip özlemediğini sorar Tiges Zein’e . Çok kardeşi olduğunu ve en çok kızkardeşini özlediğini anlatır .Nerde sorusuna evli , kocasıyla beraber der ve düğün yaptık sokakta insanlar çiçek attı diye anlatır .

Çok cocukluluk denince zihnimde bu ailenin soyağacı dallanıp budaklandı ve olasıya acılar da beraberinde . 


Bu arada hayatın olağan akışında Rahil’in sorunları vardır . Pasaport süresi oturma izni ve 1500 usd para gereklidir 


Rahil'in sahte belgelerinin süresi sona eriyor ve sahte Aspro'ya yeni belgeler için ödeme yapmak için yeterli para çıkışmamamktadır. Zein paraları sayarken görmüştür Rahil’i bir kereesinde 


DURUŞMA SEKANSINA DÖNÜLÜR 


Hakim Rahile neden cezaevinde olduğunu ve neden kelepçelendiğini sorar ve Rahil belgelerim eksik şeklinde yanıt verir .Ve hikayesini anlatır sorular üzerine 6 yıl evvel bir hanımın yanında kaldığı o sırada aşık olduğu hamile kaldığı işten ayrıldığı polisin evladından ayırmasından ve sınır dışı etmesinden korktuğunu bir solukta anlatır Ve bu nedenle Yonas’ı Zeine bıraktın diye tamamlar cümlesini hakim ve sorar sen eve geldiğinde ona bakan çocuğun zarar vemesinden korkmadın mı sorusuna Rahil ilk iki gün tedirginlik duyduğunu fakat sonrasında ona güvendiğini anlatr .Sahte belge aldığı adamın hkayesi dökülür ortaya 


SAHTE BELGELER – ASPRO 


Tekrar geçmişe dönülür kaldığı yerden 


Rahil'in sahte belgelerinin süresi sona eriyor ve sahte Aspro'ya yeni belgeler için ödeme yapmak için yeterli para çıkışmamamktadır. Zein durumu bilmektedir .


Aspro ile Rahil belgeler üzerine konuşmakta ve pazarlık yapmaktadırlar 900 USD a yapılan belgeler mevzuu açılır 1500 usd para gereklidir.Yonas ı ver parayı tamamlamasan da olur der bir başka aileye vermeye ikna etmeye çalışmaktadır anlaşılan odur ki sahte evrakla yertinmeyip insan kaçakçılığına da bulaşmıştır bu kişi .Diyalog sırasında senin oğlun ölü doğdu yok ketçapın bile ismi tarihi var üzerinde der eksiğin ne kadar dder 500 USD deyince Rahil sahteci 500 USDa çocuk satın alınır der ve 200 Usd daha indirim yapar bir film anlatımı içinde para ve meblağlar yazmak içime soğukluk verse de çocuğun satıldığı bir dünyada bu da gerçekçi 


EMEK SÖMÜRÜSÜ 
Gerek yüksek seviyede üstün nitelikler gerektiren işlerde, gerekse İstikrarsız ve vasıfsız işlerde emek sömürüsünün yoğun yaşandığı bir dünya düzeninden pasajlar vardır filmin bu sekansında da 

Rahil’in evinden Zein’in çizgi filmlere seslendirme yapışından tencerelerden ritim tutmasından ve birlikte vakit geçirmelerinden kareler gözükür ve bir sonraki sekansta Rahil’in çalıştığı işinden de maaşını alamadığını görmekteyiz . Göçmenlerin yasadışı durumda olanların çoğunun sorunu da bu değil mi .Bu arada çalıştığı yerde Arapça Lübnan Müzikleri 

Rahil çaressizlikten kendisine patronun kimliğini veren bir çocuk sayesinde biri hamam böceği adam olmak üzere bir mizansen hazırlayıp kendisini yeni bir kefile devrettirme dalaverisini çevirmeye kalksa da Hamam Böceği’nin telefon numarasını birbirini takip eden numaralara vermesi gafı sayesinde plan başarısız olur 

Parayı toparlamak icin saçlarını kestirrir Rahil bu arada sonraki sekansta kazandığı paradan bir kısım Etiopya’ya ailesine de destek olduğu fakat o anda içimde bulunduğu durumdan dolayı memleketine para gönderemediğini de anlarız. Kendi kıt kanaat yaşadığı yetmiyormuş gibi ailesine de yetişmektedir bu güzel ruhlu kadın . 

ZEIN , YONASIN ANNESI RAHIL’I ARAMAYA ÇIKAR

Birbiri ile etkileşim içinde biri 12 yaşında bir çocuk ve 18 aylık bebek artık yalnızdır. 
Ve Zain bir gün seslenir ve Rahil evde yoktur .Yonas’ı kucağına alır ve yollara düşer.Çalıştığı yere gider, çalışanlardan biri onu dünden beri gönermediğini hasta olduğunu söyler .Zein bana pazara gidiyorum dedi ama dönnmedi deyince , çalışan belki Aspro’ya gitmiştir deyince Souk Al Ahad’a Aspro’nun dükkanının lduğu yere gelir .Aspro bebeği ister iki falafel söyleyin ufaklığa diyerek daha önce de kafasına koyduğu gibi Yonas’ı alıp sonra da satmak niyetindedir.Yemekleri dükkanın orada yemeği kabul etmez bir torba içinde yemek içecek ve Kucağına bebegi alıp Aspro’ya onu evde beklediğimizi söyle der Zein ve uzaklaşır dükkandan.Az ötede yemeklerini açıp yerlen bir kız çocuğu içeceğini açar Zein’in yardım istemesi üzerine sohbet ederler. Kız adını sordugunda kendini İbrahim bebeği de Esad olarak tanıtır .Kızın ismi Maysoun bebeği çaldın mı sorusuna kardeşim yanıtını alınca da sana hiç benzemiyor der.Zein de “hepimiz onun gibi siyah doğduk ama sonra zamanla beyazladık” der.Geceyi sokakta geçirdiği sırada Rahil yakalanmıştır .

Rahil ağlamaktadır.Yakalanan kaçak göçmenlerin elleri kelepçelenmektedir. Rahil’in süttlerini sağdığı bir sekans gösterilir . Yonas’ın beni affet oğlum dediği 
Zein Yonas ile birlikte eve döner bebek ağlamaktadır. Oyun oynayıp uyudukları su yatagı havuzun içindeki miki fare ironiktir ve başlı başına bir anlatım düşünme konusudur . Zein bebek maması almak üzere sokağa çıkar zira bebek açlıktan ağlamaktadır. 250 liralık bir bebek maması alır ve eve gelir .Sütlü mamayı azıcık içtikten sonra Yonas ağlamaya devam eder zira annesini ve annesinin sütünü üstemektedir .Ağlamaktan baygın düşer uyur kalır .Buz ve mamayı birlikte yemek alışılmadık bir görüntüdür. Evde su bitmiştir Yonas’a dönüp senin annen benimkinden de betermiş hiç arayıp sormuyor şimdi ne yapacağız der


SURIYE GÖÇMENI MAYSOUN ZEIN’IN ZIHNINDE İSVEÇ PENCERESI AÇAR


Dış plan tekerlekli bir kazan tencere araba içinde bir bebek Beyrut sokakları filmin e hafızlarda kalacak sahnelerinden birirdir . Rahil'in evinden attığı eski, hırpalanmış tencere ve tavaları satarken yolda yine daha önce karşılaştığı kız çocukla karşılaşır kız İbrahim diye bağırmaktadır Zein’e .Bu tenekleri mi satııyorsun dediğinde senin sırtındaki aptal çelenkten iyidir diye lafı yapıştırıverir.Kızın mezarlığa gidecek çiçekleri satıp satamayacağı üzerine şiş kebap dürümüne iddiaya girerler .Bu arada Zein kızın yemek yardımını bakımevinden aldığını öğrenir ve ben de gelebilir miyim diye sorar.Kız da ona olmaz Sen Lübnanlısın ben suriyeliyim der. Kendilerine sataşan bir adama kafa tutar Zein. Sonrası Kız ve Zein arasında geçen diyalogda kız çocuğu Ülken senin olsun ben İsveç’e gidiyorum orada Suriye’lilerin mahallesi varmış ve kimse nereli olduğunu sormuyormuş .Oraya gidince kendi odam olacak , kapıyı çalmadan hiç kimse içeri giremeyecek .Kimse bana karışamayacak , oradaki çocuklar eceli ile ölüyormuş . der.Zein ben de gelebilir miim deyince olur ama para bulman gerekiyor 300 Amerikan doları kadar der.Bu işi Aspro ayarlıyor der ve bunu söylerken ismini harflerin yerini değişt,rerek yanlış söylemektedir bir kaç kez düzeltir Zein. 

Sonrası başvuru esnasında kendini Halepli olarak tanıtması ve yanındaki kardeşim diye tanıttığı yonas’ın neden siyah olduğu sorulunca annem çok kahve içmiş çok kahve içince siyah oluyor diye açıklama yapmaktadır 


Suriyeli olduğunu kimliğinin nehire düştüğünü, Suriyede komşularının onları ihbar ettiğini diye başlayıp evimize bomba düştü Rambo gibi süründük şeklinde devam ettirdiği abartılı hikayelerini anında kafadan atmaya başlamıştı .Ne istiyorsun diye sorduklarında ne verebilirisniz en önemlisi süt ve bebek bezi der Sonra da varsa erişte patates cipsi gibi şeyer der bu kısmı da esasen ironiktir . 

Yardımları aldıktan sonra eşyalar ağır olduğu icin Yonas bebeği yürütmekte aldığı erzak ve yiyecekleri de tencerelere koyup dönmekte bebek yürümekte zorlanmaktadır. tencerenin tekerleğinin altında daha önce kavgasını yaptığı kaykayda bulunmaktadır. Filmin afişlerinden de biridir bu sahne . Sokakta yol kenarına yakın bir yerde bir miktar karnınını doyurur Yonas’ın .Tabi araba egzosunu da almaktadırlar ciğerlerine 

Bir sonraki sekansta Aspro su deposunu kaykay üzerinde çekmekte olan Zein’e Rahil ‘den haber yok mu dediğinde Zein ayaküstü kıvrak bir şekilde gecen gün döndü yalanını uydurur.Aspro su deposunu kaça verirsin der Zein’e 20 bin dediğinde 30 bin verir su deposuna .Yonas ne kadar zayıf yemek yemiyor mu dedikten sonra ikiniz de leş gibi kokuyorsunuz der.Aspro ince ince çıkarcı planını uygulamaktadır .Rahil ile konuştum iyi bir aile Yonas ‘ı almak istiyor der. Ona bakarlar beslerler sen de cebine 500 amerika n doları koyarsın der. İsvec’e gitmek ister bir Ara Turkiye ye gitmeyi bile konu eder. Rahil’i cocuk icin ikna et aya bile gonderirim vaatleri ile gelir sahtekar Aspro’dan 

JAKUZİDE YIKANMIYOR BU ÇOCUKLAR !
Araba yıkama yerlerinde iki çocuğun yıkanması bir filmde izlenecek nadir bir sekans olsa gerek .


Ayağından bağlı bir bebeğe Beyrut sokaklarında bu bebek niye Bğlı niye ağlamakta diye kimse bakmamaktadır. İçler acısı duruma Zein bir yandan ağlamaktadır peşinden gelmesin diye bir yandan kendisine ayakbağı olan fakat severek baktığı bebeğ ayağından sabitlemiştir oysa Yonas’ı işini yaparken 






Aspro, Zain ona Yonas verirse yapmayı kabul eder. Zain isteksizce kabul eder sonunda ve Aspro ona mülteci olmak için bir tür kimliğe ihtiyaç duyacağını ve belgesi gelirse Beyrut limanından çıkartabileceğini söyler. Aspro Zein’i berbere sonra da eve gönderir. 500 USD yerine 400 Dolar sayınca Zein in eline 500 demistin sözüne karsılık Aspro bedava mı yiyip iceceksin masrafın der .Oper Zein’i Zein de Yonas’ı oper aglayarak vedalassır 1 bucuk yasındaki bebekten 


Elinde emzik Vrdır berbere giderken saçları kesilirken aglamaktadır Zein.Filmde ikinci bir saç kesilmesi sekansıdır. 
Zain ailesine geri döner ve ona kimliğini vermelerini ister,

BELGELER 

Eve geldiğinde aile Zein’in geldiğine sevine belirtisi göstermez ebeveynleri. Anne ve babası onu bağırlarına basmayıp hesap sorarlar .Belgelerini istediğinde babası belgeler burada diye başlar cıkarmaya , bu sınır dısı ihtar belgesi , bu ciğerimi yakan hastane faturası die Biz hiçiz parazitiz bizim devletn gözünde yokuz .Ya belgesiz yasamaya devam edersin Baba Zein’e sana da seni bu dünyaya getiren anneye de lanet olsun der Hastaneye kim gitti diye öğrenmek ister Zein ve kızkardeşinin öldüğünü öğrenince de gider bıçaklar kocasını 

MAHKEME SALONU yeniden DURUŞMA 
Hastane niye kabul etmedi belgleri yoktu ondan öldü !Bir zamanlar Türkiye ‘de bir hikaye vardı Aziz Nesin’in tiyatro ve beyaz perdeye taşınmıştı Yaşar ne Yaşar ne yaşamaz diye onu anımsadım 


HAPİSHANE SİVİL TOPLUM KURULUŞU VE RAHİP






O sırada şarkılarda Katina sözü geçer ve filmde 1inci saat 40 ın cı dakikadır. Katina şarkısını hatorlarım . Namaz kılınır Bu arada hapishanede (islahevinde ) 13 sayısı hayli manidardır .Rahibi düşününce İsa Havariler 13 rakamını düşündürü bana . Ve bir gece önce Amerika daki dostum Walter ‘a 13 üncü kat filmini onerdiğimde bana neden 13 olmaz sorusuna bu ekseriya herkesin bildiği İsa’nın son yemek hikayesini anlattığımı .Malum film Iisa Peygamber’in köyü ve İncil bağlantısı bir de İsa'nın çarmıha gerilmesiin hemen evvelindeki son yemeğinde toplam 13 kişi . 


Seyfi Dursunoğlu’nun Filmin izlendiği gün Huysuz Virjin hayata gözlerini kapattığı günün sabahı izlenen film ve Huysuz Virjin’in “Katina” şarkısındaki zamansallık hayli düşündürür beni sonrasında ve film için filmi sabah bitirnce yazdığım kısma eklemlenir bu bölüm .Döngüsel zaman .Tesadüfler . 

Hapishanede parmaklıklardan Rahil Zein dye seslenir ve burada e işin var Yona nerede diye sorar oğlunu Etiopyalı kaçak göçmen kadın . O da turukevindedir .


Mahkumlar radyo dinlemektedir .Radyodan gelen ses Özgürlük Rüzgarında canlı yayındasınız . Mahkumlar ve Özgürlük kelimesi ne kadar da ironik. 

Annesi Zein’i hapiste görüş için geldiğinde ve nezle mi oldun diye sorar yapıştırıverir lafı Zein ne oldu yas bitti mi siyah giymiyorsun diye .Kızgındır Zein .Allah bir yerden aldığını başka yerden cevabının devamı annesi hamile olduguu soyler insallah kız olursa adını Seher koymaktan sozetmektedir.Zein annesine sözlerin ciğerimi yakıyor dediğinde annesi sen buradan çıktığında o büyümüş oynuyor olacak der .Zein annesine sakın buraaya bir daha gelme sen çok zalimsin der.


Benim hissiyatım da budur evde bir çiçeği soldurup atıp yenisini almak , bir çocuğu ziyan edip yenisini yapmak , bir selpak mendili kullanıp atmak gibi .Bu noktada annenin inancı gereği mukaddereta boyun eğdiğinden ya da tevekkülünden bahsetmek de mümkün değildir . Yine de bu anneyi yargılamamız konforlu yaşamlarımızın içinde rahat koltuklarımızın üzerinde yapılacak bir şey değil. 


ZEİN TV DE 

Hap,shanede /Islahevinde TV da konuşulan konu Çocuk İstismarı dır ve programa katılmak için numaramızı veriyorum 09658856 yanında yetişkin biri var mı Zein .Bir memur var nereden arıyorsun Zein 


ANNESİ ile babasına dava açacağını söyler canlı yayında ..Şiddet aşağılama dayak .zincirle demirle kemerle. Ailemden duyduğum en tatlı sözler “ Defol pislik torbası”


Hapishanede sonraki planda medya mensubu ile islahevinde görüşmelerini tanışmalarını 


Cehemmede yaşıyorum tavuk gibi pişiyorum 


İyi insanlar olacağımızı bizim de sevilip sayılacağımızı düşünmüştüm ama Allah bizi öyle yaratmadı bizi ötekilerin patması olarak yarattı derken elleri arkadan kelepçelidir imahkeme salonuna dogru gitmektedir 




DURUŞMA –MAHKEME SALAONU 


Zein annesine döner karnındaki benim gibi olacak der .Hakim sorar Zein’e “onlardan ne istiyorsun” Zein artık çocuk yapmasınlar der. iki kere tekrarlar Hakimin sesini yukselt demesi üzerine . 


Bir sonraki sekans .Hakkında şikayetçi olunan şahıs insan kaçakçısı depoda bulunur merkeze getirlmketedir Aspro’dur bahsedilen yakalanır . 



Ve film biter 


Son pasaport fotoğrafı ile 


PASAPORT FOTOGRAFI SON SEKANS


Filmin son sekansı Zein için bir fotograf pozu .... bir gülümseme ve bir pasaport fotoğrafı


Deklanşöre basıldığı an , sadece o an Zein’in yüzündeki travmatik izlerin tamamı silinmiş ve ilk kez Zein gülmüştür .



SON BİR KAÇ SÖZ VE KESİT KESİT  İZLENİMLER 

KANLA BAŞLAR KANLA BİTER 


Kağıtları bulmaya evine gittiğinde ise Sahar’ın hamile kalıp öldüğünü öğrenir ve koşarak kardeşinin “kocasını” bıçaklar! Sahar’ın yatağa değen o adet kanı, Zain’in ellerini bulaştırdığı kana işte böyle uzanır...Kana kan ... Kanrevan oluyor insanın ruhu bütün bu acılara tanıklık edince . 

Suç işleNDİKTEN SONRA BİRDEN KİMLİKSİZ BİR İNSAN VAR OLMAYA BAŞLIYOR DEVLET NEZDİNDE 

Kefernahum filmini izleyip içinden ya da dışından gözyaşı dökmeyen insan değildir 

Kimileri, iyi imkanlarla yetiştiremeyeceği bir çocuğu dünyaya getirmek istemezk kimisi d koşullar ne olursa olsun, Allah rıskını verir diyerek çocuksuz bir hayatı katiyyen düşünemez. Çocuğun içine doğduğu toplumsal yapıyı mercek altına almış bu film “Beni niye dünyaya getirdiniz?” diye ailesine yakınan değil meydan okuyan zorluklarla sonuna kadar mücadele etmeyi seçen ve kararlarını bu yönde uygulayan bir çocuğun filmi...Öyle bir çocuk ki bebeğin koruyucusu , kız kardeşini korumaya çalışan bir çocuk. 


HAPİSHANE … Roumieh .ISLAHEVI 

Hayli genişletilmiş bir fleshback ile Zain'in ilk etapta nasıl hapishaneye geldiğini göstererek sinemaya aktarmak ilginç bir sinema anlatım dili . anlaşılmayı zorlaştırmıyor. . 

bazen yalvarmaya veya çalmaya giderken kaldığı pis gecekondu kasabasın


KENDİ AYAKLARININ ÜZERİNDE DURMAK 

Emek piyasasının şartlarıı bellidir. Zein sokaklarda kimseye muhtac olmadan çalışmak istemektedir ve tam da iş ararken Afrika kökenli Etiopyalı kaçak bir mülteci olan temizlik işçisi . Rahil'le tanışmıştır . Yakalandığı anda elinden alınacak evlilik dışı dünyaya gelmiş bir çocuğu var. Zain, filmde geçen şekliyle tabir edilecek olursa domuz ahırından hallice ev denemeyecek bir yerde Rahil'in çocuğu Yonas'a bakmaya başlıyor... Rahil polis tarafından yakalanıp gözaltına alındığında da tek başına Yonas'a bakmaya devam ediyor...Bu sekansların her biri kaneviçe gibi işlenmiş. 




ANNE VE BABA –CEHALET ANNESİ SOUAD VE BABASI SELİM'E KARŞI DAVA AÇMAK
Filmin tammaını izlediğimizde esasen çocuk hırpalanması ve hafif dövülmesi ve psikolojik şiddet kısmını çıkardığımızda aile içinde yaşanan ebeveyn kaynaklı yoğun bir fiziksel şiddet yoktur. sosyo-ekonomik dezavantajların bir uzantısı olan cehaletin ayak seslerinin kafa seslerine yükselmesidir aslında mahkemede ebeveynlerce sözlerle dile gelen. Duruşma sahnelerinde , Zein’in babasının ve annesinin savunma sırasında sarfettikleri sözler. babasının " Oğlum birini bıçakladı diye gurur duyduğumu mu sanmaktasınız belki de bu benim hatam değildir hakim bey seçme şansım olsaydı belki de hepinizden daha iyi biri olurdum. İnsanlar tükürüyor suratıma .insan içine çıkacak yüzüm kalmadı beni bilmediklerimden yargılayıp suçlamamalısıız zira . benim bildiklerim bu kadar. bana çocuk ailenin temelidir , çocuksuz aile , çocuksuz yuva olmaz dediler. evlendiğim güne lanet olsun" şeklindeki savunmaları annesinin de "siz benim yaşadıklarımı yaşamadınız ve yaşamayacaksınız da. beni yargılamaya hakkınız yok. Zira vicdanım zaten beni yargılımakta demesi üzerine hayli düşünülmelidir. Sosyal güvencesizlik ,eşitsizlik ve adaletsizliğin hükmünde bir dünya düzeninde küresel servestten nasiplenmemiş ,,ekonomik refahtan uzak , eğitim ve sağlık gibi sosyal hizmetler ile aralarında uçurumlar olan bu insanları , bireysel ve kişilik eğilimleri hariç olmak üzere yargılamadan önce dünyadaki savaşların çatışmaların ve yoksullluğun çaresine bakmanın üzerine odaklanmamızdır aslolan kriminologlar sosyologlar hukukçular ve politikacılar hepsi şapkalarını önüne koyup düşünmeldiriler 

SOSYAL DIŞLANMA GÖRÜNÜRLÜĞÜ 
Gelir dağılımındaki adaletsizliğin her geçen gün çoğaldığı ve nüfus artışının ise dur durak bilmediğid dünyada en büyük sorunlardan biri de sosyal dışlanmadır. Sistemin dışına itilmekle yoksulluk arasında positif bir korelasyon bulunmaktadır . Filmde yoksulluk ve sosyal dışlanma riski yüksek gruplar özelinde baktığımızda birden çok unsur olduğunu görmektetyiz .Etnik açıdan , yoksulluk açısından , çok çocuklu aile olmaları bakımından , ücret ve sosyal haklara bunun yansıması bakımından pek çok olgu gözler önüne serilmiştir . 

DİN 
Hızlı büyümüş ya da büyümek zorunda bırakılmış bir çocuğun kaldığı islahevine giden din görevlileri ve Zain'in “iyi bir insan olmak istediğini söylediği ama Allah'ın bunu istemediğini” söylediği sahneler dine yönelik vurucu göndermelerdi.

ÇOCUK SATMAK - SUÇA DOĞMAK GİBİ MİDİR HAYAT 
zengin bir çocuksuz çift için ona 500 dolar teklif eden uğursuz bir insan kaçakçısı Aspro (Alaa Chouchniye) var. Zain, ebeveynleriine kızmaktaydı bir çocuk satıldığı için,Kızkardeşlerini Esad’a adeta sattıkları için ama Yonas ‘ı Aspro’ya istemeyerek de olsa, ağlayarak da olsa teslim etmek zorunda kaldı bu filmin bence en zor ve yaman çelişkilele dolu hayatın cilve noktasıydı 

ARKADAŞ ÇEVRESİ 

Hayatın olağan akışı gereği akranları değildir onun dostları . Zein arkadaşlarını seçerken onların yaşlarına bakmaz Rahil , Yonas , Maysour Hamamböceği adam .Hayatın kendiis de böyledir aslında ve akran , davul bile dengi dengine sözünün kısırlığının anamını da görürürz filmin içinde. 

KADIN - GEBELIK KONTROL 


sosyal güvencesizlik ve yoksulluğun hakim olduğu şartlarda doğum kontrolü yeniden düşünülmesi gereken bir konu 

SİNEMADA ANLATIM DİLİNDE ŞİDDET YOK 


Filmde uyuşturucu var yırtıcı bir anlatım ve gösterim yok. Silah var , silah bir bıçak ama bıçaklanmayı görmeyiz . Bunlar yönetmeni hayli özgün kılıyor . İnsanın ruhunda çeşitlü duyguları en şiddet içeren nokataları göstermeden de yaratılabileceğinin bir işareti .Tacize yeltenme var taciz yok . 





FİLMİN BAŞKAHRAMANI ZEIN ‘İN YAŞAMINDAN 


Yapım ekibi, oyuncular ve ailelerine sürekli yardım sağlamak üzere capernaum vakfı'nı kurmuş vakfın amacı, tüm çocukların uzun dönemde kendi başlarına ayakta kalabilmelerini sağlamak. 


suriyeli veya diğer sığınmacılara yönelik ötekileştirici ve nefret içerikli söylemlerinin hakim olduğu bir dünyada yaşıyoruz . Zein aslen suriyeli,.Flmden sonra 2018 ağustosta mülteci olarak ailesiyle Norveç'e yerleşmiş. ve kardeşleri orada okula başlayabilmiş i. aile, bahçe içinde iki katlı güzel bir evde yaşıyor.muş .Bunlar filmi izledikten sonra taramalarımdan çıkan bilgiler 





  

Comments