ENGELLİ BİR VECİZE YA DA YEDİNCİ KOĞUŞTA MUCİZE Cigdem Yorgancioglu

Articles

  /   68   /   10 October 2019, Thursday

 Print
ENGELLİ BİR VECİZE YA DA YEDİNCİ KOĞUŞTA MUCİZE Cigdem Yorgancioglu

  

ENGELLİ BİR VECİZE YA DA YEDİNCİ KOĞUŞTA MUCİZE

Miracle in Cell No.7' filminin ilk düşündürdükleri…

Orhan  Kemal daha  başyapıtlarından biri olan 72. Koğuş,’u yazmamıştı ben doğduğumda şimdi  Yedinci  koğuşta bir anlam arayışı içindeyim hazan mevsiminde bir akşamüstü. .Bu koğustaki mucize   72. Koğuş’filmindeki  Kaptan’ına annesinden  para gelmesine benzemez .Başka bir mucizedir. Belki de bizlerin bulmaya azmedeceğimiz bir mucize.

’Zihinsel veya fiziksel engeli olanların çoğu zaman “normal” lere nazaran  fırsat eşitliği, adalet  ve şanstan yana talihsiz olduğu düşünülür ya , öyledir . “Normal” ne kadar görece olursa olsun bir normali vardır zira toplumun. Haksızlık ve cezasızlık  bir ülkede  yaygın olunca durum daha da vahim hal almaktadır her daim. Suçluları , hükümetin  yüksek mevkilerinde köşelerine kurulmuş halde   emir erleri olan yolsuzluk görevlileri  tarafından pohpohlanıp yüceltilmekte ve konforlu hayatlarını sürdürmektedirler. .Dünyanın pek çok ülkesinde böyledir hala bu hal.  .Arızalı  adalet sistemi nedeniyle, sokaklarda serbestçe dolaşan suçluların bir kısmı , lüks ve gösterişli hayatlar yaşamaktadır. Suçsuz olup  suç mahallinde  bulunan fakirler ve  gariban engelliler ise ha babam de babam çırpınmaktadırlar.  Ya hayatta kalma ya da hukuk mücadelesi vermektedirler. Engelli bireylerin adalet hakkına erişimlerinin zor olduğu bir dünya düzeninde. engellilerin insan haklarının adalet ve vicdana dayalı bir anlayışla  güçlendirilmesi ve korunmasının gerektiğini bir kez daha  hatırlatan bir film oldu  sabaha karşı izlediğim bir film. Bu film…  .

Hücredeki Mucize. No 7 olarak Türkçe’ye çevrilebilecek bir yapım. Zihinsel engelli Lee Yong Goo  isimli, kendisini ifade edecek derecede zihinsel yeterliliği olmadığından işlemediği bir suçun, üzerine  haksızca yüklenmesi yüzünden  hayatın sillesini yemiş  sevgi dolu  bir Baba’yı konu edinen bir Güney  Kore filmi . Engelli  olmasına rağmen, küçük kızını dört duvar arasında, korumaya çalışan ve bunun bedelini hayatıyla ödeyen  bahtsız  bir babanın ve babasının ismini yıllar sonra aklayan  Ye-seung  adlı bir kızın   hikayesi .

Zihinsel işlev bozukluğu olan insanlar, cezalandırılmalarına, boynu bükük,hale getirilmelerine, hislerinin kötü niyetli kişiler tarafından iğdiş edilip  incitmelerine ve pek çok  kişi tarafından yanlış anlaşılmalarına rağmen, kendilerine zarar veren insanları sevmeyi sürdüren , masum ve saf bir kalbe sahipler. Engellilere ne  derece kötü davranıldığını  bir kez daa gözler önüne seren  acıklı bir film . Sosyal ve entelellektüel profili sözde yüksek kişilerin ,bu nevi  işlevsel sorunları olan insanlara  karşı nasıl avantaj sağlayıp onlar üzerinde tehditle tahakküm sağladığını göstermekte hayli mahir olunmuş bu filmde başroldeki  (roldeki ismi)  Lee Yong Goo gibi insanlar, içinde Vicdansızlık büyüten OburDünyalıların ikliminde ne yazık ki kendileri için konuşacak  ve kendilerini koruyacak seslere  pek de sahip değiller. Ama bizler onların sesleri olabilir ya da onların seslerinin duyulabilirliğini arttırabiliriz öyle değil mi ...”Biz” kimiz .... Esas sorulardan biri de  bu !...   Engellilerin insan temel hak ve özgürlüklerinden tam manada istifade edebilmesini  teşvike yönelik çabalara destek vermeye azmeden kişilerden olabiliriz mesela . Ya da engelliliğe dayalı herhangi bir ayrımcılığa karşı tavır alıp eylem içine girenlerden. .Hatta Toplumda  ayrımcılıklara karşı bilinç yaratmaya yönelik etkin ve barışcı kampanyaların bir destekçisi olanlardan.

Sadece 7 yaşındaki kızı ile aynı zeka yaşına sahip olmak bile hayli dokunaklı geliyor kulağa ve kalbe . Yarın filmin    beyazperdeye taşınan başka  bir uyarlaması Türk yapımı girecek vizyona .Onu da izler sonra alırız kaleme arşılaştırmalı analiziyle... Amaç bir filmde sadece hüngür hüngür ağlayıp sonra sessiliğe dönmek değil zira . Bir sırt çantasını peşine giderken sırtına ne yükler yüklenmiş insanın insanlık üzerindeki yükünü anlama çabası. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi ile İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’ne göre  hak ihlallerinin hız kesmediği bir dünyada çocuk kaçırmak tecavüz etmek ve öldürmekle suçlanan , hapis yatan ve idam edilen masum bir baba ile Çocuk kaçırmak  cinsel istismar vakalarına karışmak, tecavüz etmek ve öldürmek eylemlerinin tümünü ya da birini işleyip elini kolunu sallaya sallaya aramızda tüm dünyada dolaşmalarının insanlığa verdiği yükü hatırlamak adına bir kaç anlam arayışının içinden mucize çıkarabilmek umuduyla diyerek sonlandıralım bu yazıyı şimdilik .... mazlum- zalim ve sanık- mağdur kavramlarının ve eylemlerinin karıştğı bir dünyada bunları ayrıştıracak bir zihin ve kalp yapısnın umuduyla ..

H.Çiğdem YORGANCIOĞLU

10 Ekim  2019    19:09 Istanbul 

Miracle in Cell No.7'

2013 yapımı Güney Kore filmi '


  

Comments