LU MASALI DOLUNAY VAKTİ GEÇMİŞE IŞIK DEMETİNDE PARILTILI VE PESPEMBE YOLCULUK

Artistic - Articles

  /   102   /   18 September 2019, Wednesday

 Print
Lu masalı cigdem yorgancioglu

  LU MASALI -
Bölüm 01
 DOLUNAY VAKTİ  GEÇMİŞE  IŞIK
DEMETİNDE  PARILTILI VE  PESPEMBE YOLCULUK
 
Kaç bölüm olarak tefrika edileceği bilinmeyen hikayeerden ve masallardan oLUşur belk de hayat . İşte bu hayatın kesitlerinden birini senaryoya dönüştürmek için romanını yazma  azminde yollara düşer bir gezgin . Bu yolcuLUğun ikinci kısmında ise  Bir LU masalı çıkar karşısına . Ege’nin dalgaları ,başdöndürücü erken sonbaharın rüzgarıyla geç yazın sıcağındaki ateşli şiirlere aşık oLUr , adeta vurulLUr. Ve senaryonun içine girebilmek için yarışmaktadır o dalgalar . kıyıların uzunLUğu ise maLUmdur. Hepsi yaşamın kıyısından , kuytusundan , köşesinden geçen med cezirler. Ve anlatıcı Ortakent Yahşi’nin yahşi koylarının yoLUna koyuLUr. Yüzünde güneşin zihninde sözcüklerin , yüreğinde düşlerin parıltısı ile ufukta bir sonsuzLUk hissi veren yolcuLUk başlamıştır.YorgancıoğLU için .  
 
Anlatıcı 2003 senesinde Güney Afrika Günlüklerinde safari turunun ilk parkurunda günlüklerine ışığın ve görmenin hikayesini yazmıştı ...  Lesedi Sotho dilinde ışık anlamına geliyormuş Latince’de LUcid kelimesine uzak değil .KE BONA LESEDİ ..”I see the light “yani” ışığı görüyorum” anlamına geliyor Bütün karartıların dahi içinden parıltı çıkarmak ilhamla ışıldayan gözlerin maharetidir.  Hele de DoLUnay zamanı ışık oyunlarında
 
dalgalar kıyıya vurdukça  daha da köpürüyordu bilLUr  sular, çakıllara, kumlara anlatıyorlardı masala.
 
AnadoLU’nun en eski dillerinden biri olan ve  Hint-Avrupa kökenli oldukları düşünülen  Hititler’in hiyeroglif yazılarında kullandıkları  LUvi dilinde LU parıltı anlamına gelmekte ışıklı bir parıltıyla başlayalım o halde sözlere.
 
Şayet LU’nun çekim alanına girdiyse , Halikarnas’ta, Ortakent’te  denizin yüzeyindei parıltıyı  LU kompleksindeki binaların duvar üstlerinden binalara nakış oLUp işlenmiş  aşağı sarkan begonvillerin yüzü havuza dönük panaromik görünümünündeki  muhteşem halinin üzerine, binaların görünümünü de o parıltıya düşürmek ister çoğu sanatçı   Ege'nin Arşipel mavisi" sularında. .  Zira böylesi bir görsel şöleni zihinde tahayyül etmenin parıltısı da bir başkadır. Halikarnas Balıkçısına bir de nautiLUs masalı  anlatır gezgin. Bodrum’da deniz ise hem dingin hem de dalgalı. Deniz yükseliyor deniz alçalıyor . Ve deniz duruLUyor. İçimdeki şehir bu hafta Bodrum’LU
 
Bir sır oLUp nereye aktığını bilmediğimiz zaman ve hayatın, kaosla kuruLU bir düzen arasındaki anlam yolcuLUğunda, Asırlık okaliptüs ağaçlarının gölgesinde ışık oyunlarıyla  beyaz tül perde aralanır bazen. Böyle zamanlarda, sonsuzLUğa uğurlanmış, kuş oLUp uçan yakınların yokLUğunun  boşLUğunu dolduran bir dostLUk her zaman soLUğunu hissettirir insana ve koLUna girer arkadaşça.  Ve mermer bir kaide üzerinde yükselir zamanın tılsımı bazen bir mekanda . Geçmişi yudumLUyorum şimdide dedirtir. Parçalı buLUtları dağıtan güneş kayboLUr gider doLUnayda  Eylül  ortası bir akşamda kentin ortasında ...Ortakent’te bir diyarda .. .. hilalde doLUnayda ve son dördünde her haLUkarda  yazılacak bu  masal. Çiçekli bir balkonun korkuLUğundan ya da buzLU camın arkasından bile berrak görünür bazı güzel şeyler . Bazen soru şudur “ çiçekleri kim suLUyor? “  ve coşkuLU kuş cıvıltıları LU’da kime ne söylüyor.
 
Hoşgeldiniz ... biraz soLUklanıp buzLU bir LUmonata alıp hamağınızda arkanıza yaslanın. Bakalım ne diyor Anlatıcı.
 
Kendi içiyle dışı arasında konuşmaktadır.
 
-Geçmişin izlerine sokuLUp , zamanda düşsel ve düşünsel  bir yolcuLUk mu var yoksa ?
-Atti ye gidelim ….
Nereye nereye ? sorusna cevap gelir. “ dışarıya … haydi attaya …. Bu da LUvi dilinden geliyor .
İnsan denen varlık bazen yarımada, bazen ada bazen de bir Arşipel,   adalar topLULUğu. Peki ya İnsan anlam arama yolcuLUğunda  nereden gelip nereye gidiyor .
 
YokLUktan sıyrılmış bir varoLUş öyküsüdür hayatın kendisi belki de bir LU masalıdır evvel zaman içinde kalbur saman içinde Bodrum’un develeri tellal iken, doğruLUp kalktı yerinden o büyülü ay, yayılmak için koyu geceye . Tertemiz havayı da buLUnca her sözcük lacivertte ve LU’da can buLUr gerçeğe öykünen  bu masal içinde.
Zihnimin başucu konsoLUnda bir hatıra defteri . Satırlardan anlaşılıyor ki fLU  bir ışık(LU)  içinden ,Kadın’ın biri gelip geçti buradan..BuLUnduğu yerden ... LU’dan . Kendisi  İstanbulLU,  Diğeri de aynı onun gibi üç imparatorLUğun başkenti doğumLU. İkisi de çiçek isimli. O gün günün minesi solmadan belli ki bir arkadaşlığa çiçekleneceklerdi. 
Acaba 70 li yılların ikinci yarısından başlayarak daha ilkokuLU bitirmemişken çocukLU aileler için uygun bir sayfiye yerinde, elektrikler kesildiğinde lüks lambasının ışığında cereyanların gelmesini beklerken  “Arkadaş olabilir miyiz ?”  sorusu sorulabilir miydi ?  Olabilir miydik , mümkün müydü !  Üçüncü merdivenlerden denize girersek,  gelecekteki hayatımızın basamaklarında da karşılaşabilir miydik. Kardeş , kuzen , “Yeğen” olmasak da acaba  biz dost olabilir miydik ! OLUr muydu ?  Deniz kabuklarıyla doLUp taşmış bir sahilde kayalıklar arasından yürüyiüp kafadan bacaklı bir Nautulius bulabilir miydik acaba ? Zamanın spirallerinde dalıp çıkabilir miydik...Tıpkı  yüzdüğümüz kayaya çıkıp tekrar tekrar atlar gibi.... Belki bir gün gelecekte “LUmonata “ içip alkolsüz bir sarhoşLUğu yaşar mıydık arkadaş olsak . Kendisine, özgün bir usLUpla sunuLU   arkadaşlık isteğini geri çevirmemenin bizdeki izleri nasıl yazılırdı acaba suskunLUğunu koruyan tarihe  ve topLUmsal hafızanın belleğine ?
Güneş buLUtların arkasından çıktıkça bronzlaşırken , en coşkuLU kahkalarımızın ve buğuLU gözlerle ağlayışlarımızın çocuk hallerine tanık olabilir miydik ?  simli kartpostalın arkasından ulaştırır mıydık birbirimize temennilerimizi ya da okulda aldığımız notları , başarılarımızı beklentilerimizi,  derslerde kendimize koyduğumuz yükse çitaların altına nadir de olsa bir nebze düşünce yaşadığımız mağLUbiyetlerin yarattığı   hayal kırıklıklarımızı ve yeniden başlamanın azim öykülerini.
 
Birbirimizi uzaktan cesaretlendirebilir miydik daha da mutLU ve başarılı olabilmek için. Ya da her ne oLUrsa olsun asla havLU atmamanın hikayesini anlatıp ilham verebilir miydik biz de LU da bir ışığın pşinde oLUp aydınlanmayı isteyen  birilerine . Öyle ya    Lüminans sözcüğünün içindeki parıltıyı aramıyorlar mıydı hep. Aydınlığa doğru koşmuyorlar mıydı …
Galiba bir “temel” atmıştık dostLUğa.   Ya da yaşayacaklarımız temel oLUşturacaktı geleceğe ve en pusLU gecelerde bile yükselen ayın, akıp giden zamanla birlikte  bizden  hoşnutLUğuna.
Birlikte başbaşa iyi vakit geçiriyorlardı. Sonra topLULUklar içinde adı gıybet , dedikodu,rekabet  ve kıskançlık  olan ve dahi dostLUğu bozan her nevi uzun namLULU silahlardan uzak kalarak  temelin üzerine katları tek tek çıkabilecekler miydi acaba ?
 
Kimbilir bu sorular kime soruLUr . Çok boyutLU hayallerin içinde üç boyutLU yazıcıdan  spiraller halinde kimbilir kaç nautulius çıkar. Sedef ile kaplı  NautiLUs kabuğu, yaşamı boyunca gittikçe dönüşerek genişleme ve yenilenme için bir semboldür ya hani dostLUklar da böyledir. Ve   logaritmik spiraller buLUnur kadim  dostLUklarda  . Fibonacci'nin sayılarında saklar sırrını.
Altın bir oranı vardır hayatın. UğurLU sayı diye bir şey yoktur, zira  gizem  tabiatta gizlidir. Ve tabiatın içinde şer yoktur şer niyette gizlidir. .Odalara numarala vermeli bazen  1, 2, 3, 5, 8, 13, 21, 34, 55, 89, 144, 233, 377
SuLULUk ve laubalilikten uzak, mutlak doğrularını birbirlerine dayatmayan , araya giren gailelerle kopukLUklara mahal vermeyen ve sıcak bir yakınlığı onurLU bir kırılganlıkla dostLUğa dönüştürmenin hassasiyetini , çocukça  uzaklaşıp yakınlaşmalarında dahi koruyan , kol kanadı kırılmamış  bir bağ vardı aramızda. UyumLU bir dostLUk bağı .Görüşme sıklığı ve yoğunLUğu hiç yormamıştı. Görüşmelerin seyrekleştiği anlarda da yorulmuyordu bu süreç.  Kırküç sene süren bir bağ.Hayatın renklerine sinen   grinin tonlarındaki pembeliği görebilen ,çocuksuLUkla olgunLUğun arasındaki dengede hayatın zorunLULUklarını anlamaya çalışırken kefeleri iyi tartan bir terazi üzerinde hedeflerine ve hayallarine tutkuLU iki kutupLU eski dünyanın çocuklarıydık biz. Hatta çocukLUktan çıkıp büLUğ çağına da birlikte girmiştik.
 
Arkadaş olmuştuk çimlerde kumda denizde , bisiklet üstünde , dans ederken, yemek pişirirken, cingo ile oynarken, ,sabah koşularına çıkarken, grubumuzdaki arkadaşlarla birlikte hep birlikte bir örnek giyinirken ,merhume annelerin eli ile kuruLU sofraların başındayken , hatta şehirlerarası mektuplaşırken .... Sayfiye yeri olan yazlıktan sonra üniversiitede de buLUverdik birbirimizi. Hatta okuLU bitirip mezun oLUnca da kopmadık  buLUşuvermiştik bir kuruLUşta  BeyoğLU’nda otuzLU yaşlarda.  . umutLUyuz  yine hep yarınlara  gelecekteki buLUşmalara .
 
Aramızda kirlenme ihtimali olan ne varsa daha başta sabunLU sularla temizlemmiştik biz bu dostLUkta , karabuLUtlar yaklaşacak olsa hemen dağıtıyorduk, İçimizde  hep biri  konuşur hiissi vardır ya  hani .İşte dostlar da içimizdeki diğer sestir çoğunLUkla.  O sabunl sular  esasında  bilLUr deniz suları kıyıya çarptığında oLUşan köpüklerden ibarettir fakat masal bir sabun köpüğü olmayacak kadar sıkı sııkya atar temellerini . Zira zamanın birinde ışığı  ve parıltıyı görüyordu  anlatıcı.
 
Hayat gailesinin içinde bir yaprak misali savruLUrlarken insanoğLU bazen anılar bir kelebek oLUr tebessüm eder dudağınızın kenarında. Canı  bazen  doLUdizgin koşuşturulan hayata ara veren kısa bir mola ister, bir tatil ister.  . Bir yer vardır her zaman ... huzurLU mutLU ve konforLU..
 
Öyle zamanlardan biriydi .DoLUnay vardı gökyüzünde
 
Mütevazı, huzurLU ve sessiz olduğu kadar bir o kadar da canlı bir belde var düşlerimde,.AnadoLU’da  okaliptüs ağaçlı havuzLU , balkonundan  begonviller saçaklanmış  bavuLU toplayıp  gidiyorum yine gideceğim derken, birden geçmişi  geleceğe nakleden şimdide  kendimi bir soLUkta orada buldum. Antik dünyanın yedi harikasından biri olan MausoLUs Mozolesi'nin kalıntıları ve kalıntılarına da epey yaklaştım kendi tavanaramdaki tarihe yaklaşır gibi. Turkuaz renkli sahillere vurmuş pespembe çocukLUğumun anıları gibi . Pembeyi sever gibi
 
“İyi yolcuLUklar!” dedi içimdeki ses.
 
Geleceğin yeni nesil tematik  sanat, spor  ve kültür okuLU, ve ekolü  ile  buLUşma noktasında mutLULUk ve huzur hormonu salgılamak isteyenler için yeni bir  keşif, iyi oLUr her zaman. Geçmişin limanındaki bir taş atımlık ve iki  dakikalık yürüyüş  mesafesindeki kumLU plajlarda  çoğunLUkla güneşlİ geçen çocukLUğunu ve bozulmamış arkadaşlıklarını bozulmamış  bir tabiat içinde  hatırlamak, berrak sularda yüzmek  kadar özel ve güzel , Hafif  topukLU tango ayakkabıarımla LU’dan  milongaya gitmek kadar heyecan verici.
 
YoLUnu Bodrum’dan geçirenlerin, yüksek sorumLULUk  ve itinalı, uyumLU, halleriyle uLUsal , topLUmsal ve evrensel değerlere dayalı servis verdiği ,  coşkuLU  bir sakinliğe sahip, Ortakent’te  kuruLU  mis  kokuLU, derli topLU bir güzellikmiş LU. Hafif rüzgarla uçuştuğunda tüller arasında ir Peri Masalı içinde  Ortakent-Yahşi yalısının muhteşem ve birick koyunda, bellek boşLUğuna düşmeyecek güzel  anılarla  ve ilhamla donanacak  kadar güzel imgelerle doLU ambiyansında büyülenmiş bilinçli bir farkındalık ... ,
 
yılışmayan sakin bir sokulganlıkla size sıcakça yaklaşan bir miyav sesi ile resepsiyonda ya da havuzbaşında güneşlenme terası civarında, çimler üzerinde, barda , ya da hamağın yakınlarında   LUi ile tanışmak ve şayet kedi alerijniz yoksa, minik dostlarla etkileşimde olmak hoşunuza gidior ise   daha da yakınlaşıp onu oyna davet etmek de  pek keyifli .
 
Orada her şey pırıl pırıl ve fiyatlar tuzLU değil . Ticari bir müessese olmakla birlikte sade para ve puLUn peşinde maddiyata odaklanıp özü ve değerleri unutan bir mentaliteden uzak bir diyar olan LU’da YorgunLUk ,HuysuzLUk ve ZorLUk yaşamıyorsunuz .Üstelik motorLU taşıt trafiği  seslerinden uzak
 
LU tıpkı bir masal gibi ama gerçek . Değerler zinciri anlayışı ile hijyen temizlik ve kalitenin biraradalığında çocukLUğumun en ferah en keyifli konforLU,temiz,  huzurLU coşkuLU anlarına değen bir sayfiye yerinde yeniden buLUşmak gibiydi benim için bu ziyaret.   .. “Memnun ayrıldım,  izlenimlerim hep oLUmLU. Beş gün içinde kendimi sadece evimde gibi değil adeta geçmişe yolcuLUkla bereber bir aile kucağı yakınlığında hissettim  “ dediğimde  “Yine bekleriz , memnun  oLUrum” dedi içimdeki diğer ses. O’nun sesiydi ...Beni  uğurLUyordu. Zaman yarım asra yakın tarihlerinde onları epey sınamıştı .Bundan sonra birbirlerinin hayalerinin gerçekleşmesi için  temeller atıyorlardır belki de . “her şeyin yoLUnda gittiği bir yoLUn ışığı olsun LU.
 
YoLUmuz hep açık olsun!
Bu kubbenin altında  bıraktığımız hoş sedanın yoLUmuza düşen  ışığıyla Suite’e  ismini veren kadim medeniyet LUvileri ve başta  kahve hatırı kadar eski dostum Mine olmak üzere  LU **Suites ExcLUsive ailesini sevgi ile kucaklıyor , özgüvenli, nazik çalışkan ve displinli, güzler yüzlü personelini içten bir tebessümle  selamlıyorum
 
 
 
.Teşekkürlerimle  diyerek Anlatıcı gezgin , kapatıp C1 odanın ışığını  gözden kayboLUyor ve  yoLUna koyuLUyor.
 
Tavanarasından , yorgan yastık altından gün ışığına çıkmış bir masalın içinde belki bir odanın ışığında ya da yahşi bir denizde fener lambasının ışığı altında yazdım bunları
 
ışığın yokLUğuyla tarif edilen karanlıkta bile gizli bir parıltı vardır. İşte mucize budur.  lambanın ışığı titreten hafif serinlik veren bir rüzgar hakim şimdi
Hep karanlıktan daha aydınlığa çıkmaya azmetmiş halimizle güneşe ve  ışığa alışan gözlerimizin parıltısı nihai bir soLUk alışımıza dek ve son nefesimize değin bizimle kalsın. Kalsın ki içimizdeki çocuksu bilgeliğin ışığı da baki kalsın. ışığı arayan pervanelerin suskunLUğu da çözülecek .

 Al ışığını yanına , çünkü ben alışığım sana
 
 
 
 
Çocuk ruhLU bir yetişkin.
Hicran Çiğdem  Yorgancıoğ-LU
LU MASALI -   bölüm 01
DOLUNAY VAKTİ  GEÇMİŞE  IŞIK
DEMETİNDE  PARILTILI VE  PESPEMBE YOLCULUK
İçimizdeki küçük Kızlar Esintileri
LU Suits EcLUsive Bodrum Eylül Ortası  2019
 
 
 
http://www.cigdemyorganciogLU.org/
http://hotelgazetesi.com/yazi-detay/248/dunya-gezgini-nin-manifestosu
 
https://www.travelblog.org/Bloggers/Cigdem-YorganciogLU/
https://www.haberturk.com/sanatci-cigdem-yorganciogLU-cin-de-turkiye-yi-temsil-etti-2273281
 
“Ke Bona Lesedi”-I see the light Cigdem YorganciogLU Güney Afrika Günlükleri  https://www.travelblog.org/Africa/blog-438628.html

  

Comments