ÇOCUK HAKLARINDAN ANLAMAYANLARIN HAKKINDAN GELEN DÜZENLEME HAKKINDA KONUŞMANIN HAKLILIĞI

Articles

  /   283   /   20 November 2017, Monday

 Print
ÇOCUK HAKLARINDAN ANLAMAYANLARIN HAKKINDAN GELEN DÜZENLEME HAKKINDA KONUŞMANIN HAKLILIĞI DÜNYA ÇOCUK HAKLARI GÜNÜNE ÖZEL H. Çiğdem YORGANCIOĞLU 20 Kasim 2017- 3: 09 AM

  

 Since the adoption of the Convention on the Rights of the Child on November 20, 1989, the rights of millions of children have been protected globally. World Children’s Day aims to promote international togetherness, awareness among children worldwide of their rights and responsibilities and collective efforts to improve the welfare and development of children everywhere.

ÇOCUK HAKLARINDAN ANLAMAYANLARIN HAKKINDAN GELEN DÜZENLEME HAKKINDA KONUŞMANIN  HAKLILIĞI

 

DÜNYA ÇOCUK HAKLARI GÜNÜNE ÖZEL

 

H. Çiğdem YORGANCIOĞLU

20 Kasim 2017-   3: 09 AM


 

 

Fotograf :H.  Çiğdem Yorgancıoğlu 1970

 

GİRİŞ : UNICEF Çocuk Haklarına Dair Sözleşme: Birinci Kısım, 3 üncü maddesi  şu şekide düzenlenmiştir. “Kamusal ya da özel sosyal yardım kuruluşları, mahkemeler, idari makamlar veya yasama organları tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde, çocuğun yararı temel düşüncedir.Taraf Devletler, çocuğun ana–babasının, vasilerinin ya da kendisinden hukuken sorumlu olan diğer kişilerin hak ve ödevlerini de gözönünde tutarak, esenliği için gerekli bakım ve korumayı sağlamayı üstlenirler ve bu amaçla tüm uygun yasal ve idari önlemleri alırlar. Taraf Devletler, çocukların bakımı veya korunmasından sorumlu kurumların, hizmet ve faaliyetlerin özellikle güvenlik,sağlık, personel sayısı ve uygunluğu ve yönetimin yeterliliği açısından, yetkili makamlarca konulan ölçülere uymalarını taahhüt ederler.” Madde 9 a baktığımızda  ise;  “Yetkili makamlar uygulanabilir yasa ve usullere göre ve temyiz yolu açık olarak, ayrılığın çocuğun yüksek yararına olduğu yolunda karar vermedikçe, Taraf Devletler, çocuğun; ana–babasından, onların rızası dışında ayrılmamasını güvence altına alırlar. Ancak, ana–babası tarafından çocuğun kötü muameleye maruz bırakılması ya da ihmâl edilmesi durumlarında ya da ana–babanın birbirinden ayrı yaşaması nedeniyle çocuğun ikametgâhının belirlenmesi amacıyla karara varılması gerektiğinde, bu tür bir ayrılık kararı verilebilir” ve  “Taraf Devletler, ana–babasından veya bunlardan birinden ayrılmasına karar verilen çocuğun, kendi yüksek yararına aykırı olmadıkça, anababanın ikisiyle de düzenli bir biçimde kişisel ilişki kurma ve doğrudan görüşme hakkına saygı gösterirler” şeklinde düzenlendiğini görürüz.

 

Türkiye’de soruşturma veya kovuşturma aşamasında suç mağdurlarına tanınan haklar ile sağlanan hizmet ve yardımlara ilişkin esasları ve bu hizmetlerin yerine getirilmesine dair görev, yetki ve sorumlulukları düzenleyen ve yine  soruşturması veya kovuşturması Türkiye’de yürütülen suçlar nedeniyle ortaya çıkan mağduriyetler hakkında uygulanma amacına yönelik  Kanunun tasarısı Adalet Bakanlığı’nın sayfasında yayımlanması yılın çocuk haklarına dair gelişmelerinden biri oldu ve bu makale sözkonusu tasarıyı da ele alarak çocuk haklarını konu almaktadır . O kırılgan mucizevi varlıklarının haklarını.

 

Bilindiği üzere velayet sahibi ebeveynin çocukları diğer ebeveyne göstermemesi dünyada olduğu gibi ülkemizde de pek çok çekişmeli yeni  açmazları ve problemleri beraberinde getirmektedir.

 

 

İçinde bulunduğumuz günün anlam ve önemine yönelik olarak  Çocuk Hakları dendğinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı çalışmaları ve hukuki düzenlemeler yakından izlenmesi ve anlaşılması gereken konulardır. Eski uygulamalarına bakıldığında  Cocuğu icra kanalıyla alabilmek için ara karara dayanarak ilamsiz takip açılması ve kesinlestiğinde icra memuru pedagog ve polis memuruyla  birlikte cocuğun teslim alınmasında hak kaybınızı önlemek için avukatlara başvurmak ne dereceye kadar çözüm oluyordu sorusu geçmişte sıkça sorulan suallerdendir.

 

Hatırlayacak olursak ,geçtiğimiz 2016 yılında İcra ve İflas Kanunu’nda değişiklik yapılması yönünde teklif Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulmuştu ve kategoriler içinde çocukları da yakından ilglendiren bölüm dikkat çekiciydi.  

 

Bu minvalde içinde bulunduğumuz 2017 senesinde Adalet Bakanlığı, boşanmış ebeveynlerin çocuklarını görmek için kullandıkları icra ve iflas yöntemine son verdiğine yönelik haberleri okuduk. Çocuğun bedenen ve ruhen yıpranmaması hedeflenen yeni yöntemde, çocuğunu mahkeme kararına rağmen göremeyen ebeveynin  kurulacak Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü’ne başvurabilme yolunun açılması içimize su serpti .Yine bu bağlamda teslim planına uymayan ve sıkıntı yaratan ebeveyne kanuna aykırı bu davranışı nedeniyle 6 aya kadar hapis cezası, velayetin karşı tarafa verilmesi veya çocuğa başka vasi atanması gibi yaptırımların  da getiriliyor olması yılın çocuklara yönelik hukuki değiikliklere ilişkin konularından biri oldu . Burada Mağdur Hakları Kanun Tasarısı ile getirilen düzenlemeye genel hatlarıyla baktığımızda “Diğer eş tarafından rızayla yerine getirilmemesi halinde; diğer taraf veya vekilince çocuğun oturduğu yer Adli ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü’ne başvurulması öngörülmekte. Müdürlükçe teslim yükümlüsü, ebeveynle telefon nevi  iletişim araçlarıyla irtibat kurması , belirlenen gün ve saatte herhangi bir işlem veya ihtara gerek kalmaksızın çocuğun bulunduğu adreste, müdürlükte veya belirlenen başka bir yerde karşı tarafa teslimi istenmesi, plana uyulmaması durumda ise zorla yerine getirme işlemlerinin başlatılmasına esas düzenlemede zorla yerine getirme işlemlerini adli destek uzmanlarının  (Daire Başkanlığı ile müdürlükler bünyesinde psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı kadrosunda çalışan görevliler) yürütmesi benimsenmştir.  Temmuz ayında, Adalet Bakanlığı, resmi internet sitesinde mezkur  'Mağdur Hakları Kanunu Tasarısı'na ilişkin detayları paylaştı[i]

 

Sözkonusu  Kanun tasarısının tanımların geçtiği 2. Maddenin “ f” fırkasında  Kırılgan Grup içinde yer alan kategori; cinsel suç, aile içi şiddet, terör, göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti suçu mağdurları ile çocuk, kadın, yaşlı ve engelli mağdurları,şeklinde  tanımlanmış.

--

 

Çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair hizmetlerin ele alındığı kanun tasarısının 16.maddesi  de  (1) Çocuk teslimi veya çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilam veya tedbir kararı, yükümlüsü tarafından rızasıyla yerine getirilmediği takdirde diğer taraf veya vekili, çocuğun oturduğu yer adlî destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğüne başvurabilir. Talebi alan müdürlük, teslim yükümlüsüyle irtibat kurarak belirlenen gün ve saatte kararda belirtilen koşullarda, herhangi bir işlem veya ihtara gerek kalmaksızın çocuğun bulunduğu adreste, müdürlükte veya belirlenen başka bir yerde karşı tarafa teslimini ister. (2) Birinci fıkra kapsamında yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde talep üzerine müdürlükçe, mümkünse tarafların veya vekillerinin katılımıyla kararın uygulanmasını göstermek amacıyla bir plan hazırlanır. Bu planda çocuğun yüksek yararı ve sürecin çocuğun psikolojisine etkisi esas alınarak karar kapsamında tarafların hak, yükümlülük ve sorumlulukları ile plana uyulmaması durumunda uygulanacak yaptırımlar yer alır. Plan aile hâkiminin onayına sunulur ve onaylanmış plan hazır olmayan tarafa tebliğ edilir. (3) Taraflar herhangi bir işlem veya ihtara gerek kalmaksızın yükümlülüklerini plana uygun olarak yerine getirmek zorundadır. Aksi takdirde diğer tarafın talebi üzerine müdürlük tarafından planın gereği zorla yerine getirilir. (4) Zorla yerine getirme işlemleri adlî destek uzmanları tarafından yürütülür. Adlî destek uzmanı bulunmayan yerlerde bu işlemler, adalet komisyonunca görevlendirilen memurlar tarafından sosyal çalışmacı, pedagog, psikolog veya çocuk gelişimcisi gibi bir uzmanın, bunların bulunmadığı yerlerde bir eğitimcinin hazır bulundurulması suretiyle yerine getirilir. Adlî destek uzmanı veya görevlendirilen memur, bu fıkra kapsamındaki görevlerini yerine getirirken gerekirse kolluktan yardım alabilir. Kolluk birimleri bu konudaki talepleri derhal yerine getirmek zorundadır. 6 (5) Çocuk teslimi veya çocukla kişisel ilişki kurulması sırasında talep eden taraf hazır bulunur. Ancak, adlî destek uzmanı veya görevlendirilen memurun gerekli görmesi halinde bu işlem, talep eden tarafın yokluğunda da yapılabilir. (6) Bu madde kapsamında başka yer müdürlüğüne yapılan başvurular derhal çocuğun oturduğu yer müdürlüğüne gönderilir. (7) Müdürlük tarafından bu madde kapsamında yapılan iş ve işlemler hakkındaki şikayetler, aile mahkemesince 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 16 ilâ 18 inci maddeleri kıyasen uygulanmak suretiyle karara bağlanır. (8) Çocuk teslimi veya çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilam veya tedbir kararı kapsamında hazırlanan plana aykırı hareket edenler ile planın yerine getirilmesini engelleyenler, şikâyet üzerine, altı aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılır. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra planın gereği yerine getirilirse, kişi tahliye edilir; ancak kişi bu hükümden bir defadan fazla yararlanamaz. Bu fiil sebebiyle açılan davalar aile mahkemesinde görülür ve İcra ve İflas Kanununun 347, 348, 349, 350, 351, 352, 353 ve 354 üncü maddelerinde düzenlenen yargılama usulüne ilişkin hükümler uygulanır. Aile mahkemesinin kararına itiraz edilmesi halinde mahkeme, itirazı incelemesi için dosyayı o yerde aile mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için birinci daireye, o yerde aile mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde en yakın aile mahkemesine gönderir. İtiraz incelemesi neticesinde verilen karar kesindir. (9) Velayete sahip ana veya babanın, plandaki yükümlülüğü haklı bir sebep olmaksızın birden fazla yerine getirmemesi halinde çocuğun menfaati dikkate alınarak velayet sahibi değiştirilebileceği gibi, durum ve koşullara göre velâyet kaldırılarak çocuğa vasi de atanabilir. Mahkeme, çocuk ile kişisel ilişkiyi düzenleyen kararında bu hususu taraflara ihtar eder. (10) Bu madde kapsamında yapılan giderler, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır. Daire dışında yerine getirilen işlemleri yürüten adlî destek uzmanları ile görevlendirilen memurlara 8/5/1991 tarihli ve 3717 sayılı Adli Personel ile Devlet Davalarını Takip Edenlere Yol Gideri ve Tazminat Verilmesi ile 492 sayılı Harçlar Kanununun Bir Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanunun 2 nci maddesi uyarınca ödeme yapılır. Şeklinde ele alınmış.

 

 

SONUÇ Bu tasarının gerekçelerine baktığımızda başta eş ve çocukların psikolojisi bozan
Haciz yöntemini bertaraf edilmesini sağlamak diyebiliriz. Bir pedagog refakatinde  çocuklarını almaya gidilmesi ve ‘Haciz tutanağı’ hazırlanmasına dayalı sistemde (kaldı ki yerleşim birimlerinde pedagog bulunmadığı durumlarda ebeveynler, çocuklarını sadece haciz memuruyla almaya da gitmektedir).

 

Mezkur tutanakta borçlu anne, alacaklı baba, borç miktarı ise ‘çocuk teslimi’ şeklinde yer alması başlı başına insan hakları açısından ziyadesiyle garabet bir durum ve bunun değiştirilmesine yönelik her türlü akılcı, adil ve kararlı  adım  isabetli bir hamle olarak değerlendirilebilir. Bu anlamda Kanunun çocukların korunması yönünde işlemesi mantığına uygun türden girişimerin destekçisi olunması gerektiği inancımızla birlikte; gelecekte bu gibi çekişmelerin yaşanmayacağı bilinçli bir dünyanın ve akılcı uzlaşma kültürünün  yaratılmasının yanısıra  çocuk hakları ve bu haklara uyma yükümlülüğü ile ilgili genel farkındalığın düşüklğne yönelik engellerin ortadan kaldırılması   yönünde çalışmaların önünü açmak konusundaki gayretlerimizi “ biz” kelimesiyle  kendimi de içine almak suretiyle sürdüreceğimizi de belirtmek isterim. [ii]

 


[ii] Çiğdem Yorgancıoğlu – Çalışmalar Kapsamı – Yoksulluk , Çocuk İşçiliğinin Ortadan Kaldırılması , Eşitsizlik ve Eğitim (Çocuk-Ebeveyn) -   Eğitimler – Makaleler-  Sosyal Sorumluluk Aktiviteleri Atölyeler Seminerler Kitap Projleri --    http://www.manisa.gov.tr/dev-grencilere-etkin-kalici-basari-ve-paradigma-disi-yaratici-d-s-nce-konferansi

 

  

Comments